Hz. ADEM a.s. (1. BÖLÜM)

You are currently viewing Hz. ADEM a.s. (1. BÖLÜM)

Şu ana kadar, genel olarak verdiğim bazı bilgilerin ışığında peygamberler tarihi konusunun temelini sağlamlaştırmış olduğumuzu düşünüyorum. Ben bu araştırmaları yaparken peygamberlerin tarihini İslami kaynaklara dayalı olarak ve bu kaynakların bizlere verdiği tarihler içerisinde inceledim. Ancak İslami ve tarihi kaynakların verdiği tarihler, günümüz araştırmaları ile güncellendiği zaman bazı sapmaların olabileceği gerçeğini ortaya çıkarttı. Özellikle Karahantepe’de yapılan arkeolojik kazılar buranın Göbeklitepe’den daha eski bir yapı olduğunu ortaya çıkarttı. Bu da insanlık tarihini bilinenden daha eskiye götürmektedir. 

Her ne kadar tarihler bizim için önemliyse de bir o kadar da coğrafyanın önemini de unutmamak lazım. Bu nedenle biz peygamberler tarihini incelerken peygamberlerin genel olarak yaşadıkları coğrafya olan Mezopotamya bölgesini de inceleyerek sier-i enbiya’yı (peygamberler Tarihi) anlamaya çalışacağız.

Ancak biz bu konuya Hz. Adem a.s.’dan başlayacağımız için Hz. Adem a.s.’ın yaratıldığı tarihte ve yaratıldığı coğrafyada herhangi bir medeniyet ve yaşam olmadığından dolayı Hz. Adem a.s.’ı sadece yaratılış süreci ve sonraki gelişmeler ışığında sizlere aktaracağım.

Hepimiz  hayatımızın birçok kesitinde yaşadıklarımızdan  dersler  çıkarmış, birçok konuda hayal kurmuş ve bazı insanları kendimize örnek almışızdır. Peki bunların hiçbirini yapamadığımızı bir düşünsenize. Mesela hiçbir bilgi ve tecrübemizin olmadığı birçok konuda tek başımıza karar verip, verdiğimiz bu kararları da uyguladığımızı  düşünelim. Sonuçları ne olurdu acaba? Ve bu sonuçlara nasıl katlanabilirdik? Ne kadar zor bir durum öyle değil mi? Hele ki etrafınızdaki hayatlarından sorumlu olduğumuz insanların da bu sonuçlardan etkilendiğini düşünürsek hayatın daha da zorlaşacağını anlamış olmalıyız.

İşte Hz. Adem a.s. da tam da böyle birisi. Çok uzun bir hayata başlayan, bu hayatı yaşarken de etrafında hiç kimsenin olmadığı ve hayat hakkında hiçbir tecrübesinin bulunmadığı bir kişi. Kısacası her şeyin ilkini yaşayan birisi. Bu ilklerin tamamını olmasa bile en azından birkaçını sizlere Kur’an’ın ışığında anlatmaya çalışacağım.

Tabi ilk olmanın farklı bir imtihanı ve taşıdığı sorumluluk açısından da ayrı bir zorluğu var. Her insan yaşadığı hayatı boyunca bir önceki nesilden ya da yaşadığı tarih itibari ile kendinden daha tecrübeli kişilerin yaşadıklarından kendisine bir pay alıyor. Ama Hz. Adem a.s. ’ın böyle bir durumu yok. Çünkü O’nun öncesi yok. Öncesinin olmaması demek başkasından kendisine katabilecek bir örneğin olmaması demektir. İnanın bu çok zor bir şeydir. Bir şeyin örneğinin olması, o şey hakkında bir tecrübenin olmadığına işaret eder. Hz Adem a.s.’ın başka insanlardan tecrübe adına alacak hiçbir şeyi yok. Çünkü başka insan yok. Her şeyi ama her şeyi ilk olarak o yaşıyor. “İlk” Yaşadığı içinde bu manada hayatının tamamı imtihanla geçiyor. Onun için Hz. Adem a.s.’ı anlamaya çalışırken ne olur bu ayrıntıyı hep akıllarımızda tutalım.

            Hani Hz. Adem a.s. için her şeyin ilkini yaşayan insan diye bahsediyoruz ya hemen bir örnek vermek istiyorum: Örneğin bir kısmımız baba olmuşuzdur. Baba olmanın ne kadar zor ve sorumluluk isteyen bir şey olduğunu hepimiz biliriz. Biz şu anda iki üç tane evlada babalık yaparken bile ne kadar zorlanıyoruz, öyle değil mi? Şimdi biz öyle bir babadan bahsediyoruz ki bir sürü evladı var. Ve düşünün ki bu babanın hiçbir tecrübesi yok. Bu nasıl bir babalık, nasıl bir yük ve nasıl bir ağırlık. Yani öncesinden alabileceği bir miras yok. Sadece Allah’ın kendisine öğrettikleri var. Onun için her şeyin ilkidir Hz. Adem a.s. Her şeyin ilkini o yaşadığı için hataların da ilkini o yaşıyor. Eğer öğle olmasaydı Hz. Adem a.s. hiç o hatayı işler miydi? Allah diyor ki al bütün cennet senin, ama şu ağaca dokunma. Ama o hata yapıyor ve o ağacın meyvesinden yiyor. Tabii ki kader noktasında işin ayrı sebepleri var. Meseleyi anlayabilmek için bu soruları soruyoruz.

Hz. Adem Aleyhisselam ile ilgili Kur’an-ı Kerim de tam 18 tane ayet var. Belki biraz daha araştırmayı geliştirirsek bu 18 tane ayetten daha fazla ayete ulaşmamız mümkün. Ben kendi kendime 18 ayetin yeterli olacağını düşündüğüm için, araştırmanın maksada hasıl olması nedeniyle 18 ayeti yeterli buldum. 

Şimdi bu ilk olma meselesinde Kur’an-ı Kerim Hz. Adem a.s.’ı nasıl anlatıyor bir bakalım.

 
1- İlk İnsan (Bakara suresi 30. Ayet) :

—“Bir zamanlar Rabb’in meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. (Melekler): “A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz” dediler. (Rabb’in): “Ben sizin bilmediklerinizi bilirim.” dedi.” (Bakara Suresi 30. Ayet)

2- İlk Peygamber (Bakara Suresi 30. Ayet) :

3- İlk Seçilen (Ali İmran Suresi 33. Ayet) :

—“Gerçekten Allah, Adem’i, Nuh’u, İbrahim soyunu ve İmran soyunu âlemler üzerine seçkin kıldı.”


4- İlk Muteallim yani ilk talebe (Bakara Suresi 31. Ayet) :

— “ Ve Âdem’e isimlerin hepsini öğretti, sonra onları meleklere gösterip: “Haydi davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin.” dedi.”

5- İlk Okuma Yazma Bilen (Alak Suresi 4. Ayet) :

—“O Rab ki kalemle yazmayı öğretti.”

6- İlk Secde Edilen (Araf Suresi 11. Ayet) :

—“Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: “Âdem’e secde edin” dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis, secde edenlerden olmadı.”

7- İlk Eş (Araf Suresi 19. Ayet) :

 —“(Sonra Allah, Âdem’e hitab etti)”Ey Âdem! Sen ve eşin cennette durun, dilediğiniz yerden yeyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.”

8- İlk Cennete Giren(Araf Suresi 19. ayet) :

9- İlk Sınanan (Araf Suresi 22. Ayet) :

—“Böylece onları aldatarak aşağı sarkıttı (önceki mevkilerinden indirdi). Ağacı(n meyvesini) tadınca, çirkin yerleri kendilerine göründü ve cennet yapraklarını üst üste yamayıp üzerlerini örtmeğe başladılar. Rableri onlara seslendi: “Ben sizi o ağaçtan men etmedim mi ve şeytan size apaçık düşmandır, demedim mi?”

10- ilk hata Eden (Araf Suresi 22. Ayet) :

11- İlk Tevbe Eden (Araf Suresi 23. Ayet) :

—“Dediler ki: “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayacaklardan oluruz!”

12- İlk Dua Eden (Araf Suresi 23. Ayet) :

13- İlk Aile (Bakara Suresi 38. Ayet) :

—“Onlara dedik ki: “Hepiniz oradan inin. Size benim tarafımdan bir hidayet rehberi geldiğinde, kim o hidayetçimin izinde giderse, onlar için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.”

14- İlk Baba (Maide Suresi 27. Ayet) :

—“Onlara Âdem’in iki oğluyla ilgili haberi hakkıyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine):” Seni öldüreceğim” demişti. Diğeri ise şöyle demişti: “Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder”.

15- ilk mabet inşa eden (Ali İmran suresi 96 ayet) :

—“Şüphesiz insanlar için kurulan ilk mabed, Mekke’deki çok mübarek ve bütün âlemlere hidayet kaynağı olan Beyt (Kabe)dir.”

16- ilk katil babası olan (Maide suresi 30 ayet) :

—“Bunun üzerine kurbanı kabul edilmeyenin nefsi kendisini, kardeşini öldürmeye teşvik etti ve onu öldürdü. Böylece zarara uğrayanlardan oldu.”

17- İlk Maktül Babası Olan (Maide Suresi 30. ayet) :

18- İlk Muallim (Bakara Suresi 31. Ayet) :

—“Ve Âdem’e isimlerin hepsini öğretti, sonra onları meleklere gösterip: “Haydi davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin.” dedi.”

            İşte Kur’an-ı Kerim bu 18 ayet ile Hz. Adem a.s.’ın ilklerini bizlere aktarılmış oluyor. Ayrıca bu ayetlerde dikkati çeken başka bir husus var. Farkettiyseniz Hz.Adema.s.’ın en büyük imtihanı çocukları olmuştur. Bunun üstüne söz söylemeye gerek olduğunu düşünmüyorum. Dünya kurulmuş ve sadece içinde bir tek aile var. O bir tek ailenin de en büyük problemi evlatları.

            Hz Adem a.s.’ın ilkleri ile ilgili Kur’an’da geçen 18 ayeti inceledik. Bir de hadislere baktığımız zaman bununla ilgili bir sürü hadis karşımıza çıkıyor. Ama biz konuya hakim olabilmek adına sadece 18 tane hadisten bahsedelim. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hz Adem a.s.’ın ilkelerinden bahsederken hadislerde bize bakın neleri aktarıyor.

1- İlk Selamlanan (Ahmed bin Hanbel’in El Müsnedi Cilt 2- Sayfa 215)
           

Hazreti Adem a.s. yaratılıyor ya işte o anda ilk selamı veren melekler oluyor.

—““Allah Teâlâ Âdem a.s.’ı yaratınca ona:

– Git şu oturmakta olan meleklere selâm ver ve senin selâmına nasıl karşılık vereceklerini de güzelce dinle; çünkü senin ve senin çocuklarının selâmı o olacaktır, buyurdu. Âdem aleyhisselâm meleklere:

– es-Selâmü aleyküm, dedi. Melekler:

– es-Selâmü aleyke ve rahmetullâh, karşılığını verdiler. Onun selâmına “ve rahmetullâh”ı ilâve ettiler.” (Buhârî, Enbiyâ 1; İsti’zân 1; Müslim, Cennet 28)

2- İlk Selamlayan (Ahmed bin Hanbel El Müsnedi Cilt 2-Sayfa 215)

            Hz Adem a.s. selamlanan olduktan sonra ilk selamlayan da oluyor haliyle. Çünkü aldığı selamı tekrar selam olarak veriyor.

—““Allah Teâlâ Âdem a.s.’ı yaratınca ona:

– Git şu oturmakta olan meleklere selâm ver ve senin selâmına nasıl karşılık vereceklerini de güzelce dinle; çünkü senin ve senin çocuklarının selâmı o olacaktır, buyurdu. Âdem aleyhisselâm meleklere:

– es-Selâmü aleyküm, dedi. Melekler:

– es-Selâmü aleyke ve rahmetullâh, karşılığını verdiler. Onun selâmına “ve rahmetullâh”ı ilâve ettiler.” (Buhârî, Enbiyâ 1; İsti’zân 1; Müslim, Cennet 28)

3- İlk Reddeden (Tırmizî tefsirul Kuran 7 Numaralı Hadisi)

4- İlk Unutan (Tırmizi Tefsirul Kuran 7 Numaralı Hadisi)

5- İlk Hata Eden (Tırmizi Tefsirul Kuran 7 Numaralı Hadisi)

            Allah Resûlü Sallallahu Aleyhi ve Sellem diyor ki Ebu Hureyre’nin bize naklettiği hadis:

—“Adem reddetti zürriyeti de reddetti, Adem unuttu zürriyeti de unuttu, Adem hata etti zürriyeti de hata etti.

6- İlk Kez Cuma Günü Yaratılan (Müslim, Münafıkin 27; bk. Ahmed İbni Hanbel, Müsned, 2/327)

—“Allah, toprağı cumartesi günü yarattı. Oradaki dağları pazar günü, ağaçları pazartesi günü, sevilmeyen şeyleri salı günü, nuru çarşamba günü yarattı. Hayvanları yeryüzüne perşembe günü yayıp dağıttı. Âdem’i yaratılanların sonuncusu olarak cuma gününün son saatlerinde, ikindiyle akşam arasında yarattı.” 

7- İlk Kez Cuma Günü Yeryüzüne Gönderilen (İbni Sad, Tabakat 1. Cilt S.66 – TABERİ,TARİH CİLT 1 S. 97)

—“Cuma günü, Allah katında günlerin efendisi ve en büyüğüdür. Allah Âdem’i o günde yarattı ve o günde onu yeryüzüne indirdi; yine o günde Allah onun ruhunu aldı.” (İbni Sad, Tabakat 1. Cilt S.66)

—“Rivayete göre, Adem (a.s.) Nisan ayından beş gün geçmişti ki dünyaya indi. Günlerden Cuma idi. Ye sabahtan yedi saat geçmişti. Cennet’te yaratıldı ve yer’e indi.” (Tabakat 1. Cilt S.66 – TABERİ,TARİH CİLT 1 S. 97)

8- İlk Eken ve Biçen (İmam Taberi,Tarih Eserinden 1. Hadis)

—“ Fakat Allalıü Tefıla Adem (a.s.), için buğday ektirdi. Hemen bir günde buğday toprakta yetişti. Adem (a.s.) için o buğdaydan yedi ve dünyada uzun müddet kaldı. Cebrail (a.s.)’ın tarifi ile dağ eteğinde bir değirmen kurdu. Ye Cebrfül (a.s.) ona: O buğdayı değirmende öğüt! Un yap! dedi. O da buğdayı öğüt tü. Un yaptı. Cebrail (a.s.): Unu hamur yap! dedi. O da unu hamur yaptı. Cebrail (a.s.): “Şimdi bir yeri kaz, içinde ateş yak ve hamuru içine bırak piş sin, sonra ye.” dedi. Adem (a.s.), söylenenleri yaptı.”( TABERİ,TARİH CİLT 1 S.96- 97)

9- İlk Hamur Yoğuran ve Ekmek Yapan (İmam Taberi,Tarih CİLT 1 S. 96-97)

—“Fakat Allalıü Tefıla Adem (a.s.), için buğday ektirdi. Hemen bir günde buğday toprakta yetişti. Adem (a.s.) için o buğdaydan yedi ve dünyada uzun müddet kaldı. Cebrail (a.s.)’ın tarifi ile dağ eteğinde bir değirmen kurdu. Ye Cebrfül (a.s.) ona: O buğdayı değirmende öğüt! Un yap! dedi. O da buğdayı öğüt tü. Un yaptı. Cebrail (a.s.): Unu hamur yap! dedi. O da unu hamur yaptı. Cebrail (a.s.): “Şimdi bir yeri kaz, içinde ateş yak ve hamuru içine bırak piş sin, sonra ye.” dedi. Adem (a.s.), söylenenleri yaptı.”( TABERİ,TARİH CİLT 1 S. 96-97)

10- İlk Demiri Yoğuran ve Aletler Yapan (İmam Taberi, Tarih Eseri CİLT1 S.68)

—“Adem (a.s.) yüz yıl ekin ekti ve yedi. Cebrail (a.s.) O’na yabansı ğırlarından bir de öküz vermişti. O yüce dağdan demir de çıkarmıştı. Cebrail (a.s.), demiri topraktan nasıl çıkarıldığını, nastl dövülüp kulla nılacak hale getirdiğini ve onunla nasıl ekin ekileceğini de öğretti. Adem (a.s.) ekinin ne zaman biçileceğini, nasıl temizleneceğini, nasıl hamur yapılacağını ve nasıl pişirileceğini de, Cebrail (a.s.)’den öğren mişti.” (İmam Taberi, Tarih Eseri 1/64)

11- İlk Kez Kabe’yi Tavaf  Eden (İmam Taberi, Tarih CİLT 1 S.99)

—“ Allahü Teala da Adem (a.s.)’ın duasını kabul etti. Kızıl yakuttan bir ev yarattı ve onu yer’e indirdi. Böylece bu ev ile Adem (a.s.)’in üzüntüsünü giderecekti. Önce bu evin adı, Beytü’l-Dahar idi. Hak Teala, bu evi dünyanın orta yerinde yapmıştı. Şimdi Ka’be oradadır. Hacer-i Esved’i (karataşı) Cennet’ten gönderdi. Onu o evin bir rüknü ne koydular. O taş, önce beyazdı. Ay gibi nur verirdi. O ev, kızıl ya kuttandı, güneş gibi aydınlık verirdi. O ev le, o taş bir yere gelince ay ile güneş bir yere inmiş gibi olurdu. Hak Teala, Cebrail (a.s.)’ı Adem’e yolladı. O da geldi: Ya Adem, dedi, Allahü Teala sana şöyle buyurdu “Bu evi tavaf et bu, benim evimdir, ta ki, senin gönlün üzüntüden kurtulsun. Melek ler Arş’ı tavaf ederler. Sen sende bu evi tavaf et!” (İmam Taberi, Tarih CİLT 1 S.99)

12- İlk Kez Dünyada Arafat’ta Eşini Bulan (İmam Taberi, Tarih CİLT 1 S.99)

—“Sonra, Cebrail (a.s.), Hac usullerini Adem (a.s.)’a öğretti ve Ara fat’a çıkmayı söyledi. Adem (a.s.), kendi melalinden Havva ‘yı ana mazdı. Havva’nın ciddi gönlü kırılmıştı. Sonra kalktı dağlardan yana gitti. Mekke tarafına yol aldı. Lakin kendisi ne yöne gittiğini bilmi yordu. Arafat dağına eriştiği zaman Adem (a.s.)’ı gördü. O da onu gördü. Biribirini tanıdılar, bildiler. Adem (a.s.) ile havva arasındaki ayrılıktan sonra o dağlarda marifet maydana geldi. Onun için bu dağlara Arafat dağları denildi. (İmam Taberi, Tarih CİLT 1 S.99)

13- İlk Kez Müzdelife’de Dünya Evine Giren (İmam Taberi, Tarih CİLT 1 S.105-106)

—“Adem ‘in Havva ‘dan bir oğlu doğar, biryıl yaşar, sonra ölürdü. Havva, dördüncü çocuğuna hamile kaldı.( (İmam Taberi, Tarih CİLT 1 S.105-106)

14- İlk Kez Evlatlarıyla İmtihan Olan (İbni Saad, Tabakat Eseri 1/15-16)

15- İlk Oğlunu Kovan Baba Olan (İmam Taberi Tarih Eseri1/72)

—“Sonra Kâbil, kız kardeşinin [61] elinden tutarak Nevz dağından oturaklı (düz) bir yere indi. Âdem Kâbil’e, “Git! Hep korkak kalasın ve görenler sana güvenmesin!” dedi.(İbn-i Sad Tabakat cilt 1 s.74)

16- İlk Kez Vasiyet Eden (Taberi Tarih, cilt 1 S.115)

—“Hazret-i Adem yirmi gün hasta olmuştu. Sonra öldü. Hak Teala, Adem (a.s.)’ ölmezden bir gün önce Cebrail ‘i yolladı. Vasiyet et ve oğlun Şit’i vasi ve halef kıl! dedi. Adem (a.s.)’da Şit’i çağırdı. Şit’i bütün çocuklarından daha üstün tutardı ve Şit her şeyi çok bilirdi. Bu sebepten Hak Teala Şit’in babasının halefi, yeryü zünün meliki ve insanların Peygamberi olmasını istedi. Nitekim Adem (a.s.)’da vasiyette bulundu. Böyle Adem oğullarına vasiyet et mek, Adem (a.s.)’dan sünnet kaldı. Ve o Şit’e ne söylemek gerekse o vasiyette bulundu.” (Taberi Tarih, cilt 1 S.115)

17- İlk Kez Kefenlenen (İbn-i Sad Tabakat cilt 1 s.70)

            Bakın burada farkındaysanız bir şeyi atladım. Hazreti Adem Aleyhisselam ilk ölen değil. İlk ölen kim? Oğlu Habil.

—“Âdem’e ölüm yaklaştığı zaman çocuklarına, “Evlatlarım, bana cennetin meyvelerinden bulmaya çalışın. Kuşkusuz onları canım çekti.” dedi. Âdem hasta halindeyken onun çocukları cennetin meyvelerini araştırmaya başladılar. Birden Allah’ın melekleriyle karşılaştılar. Onlara dediler ki: “Ey Âdemoğlu, neyi arıyorsunuz?” Onlar, “Kuşkusuz babamız cennet meyvelerini arzuladı; biz onu arıyoruz.” dediler. Melekler: “Dönün, emir yerine getirildi.” dediler. Babaları vefat etmişti. Melekler Âdem’i aldılar; onu yıkadılar, güzel kokular sürdüler; kefenleyip ona bir kabir kazdılar ve ona lahit yaptılar. Sonra meleklerden biri öne geçti ve onun üzerine namaz kıldı; arkasında da melekler ve Âdemoğulları vardı. Sonra onu kabrine yerleştirdiler ve üzerini düzlediler. Ardından, “Ey Âdemoğlu, bu senin yolun ve senin sünnetindir.” dediler.” (İbn-i Sad Tabakat cilt 1 s.70)

18- İlk Kez Cenaze Namazı Kılınan (İbn-i Sad Tabakat cilt 1 s.70)

—“Âdem’e ölüm yaklaştığı zaman çocuklarına, “Evlatlarım, bana cennetin meyvelerinden bulmaya çalışın. Kuşkusuz onları canım çekti.” dedi. Âdem hasta halindeyken onun çocukları cennetin meyvelerini araştırmaya başladılar. Birden Allah’ın melekleriyle karşılaştılar. Onlara dediler ki: “Ey Âdemoğlu, neyi arıyorsunuz?” Onlar, “Kuşkusuz babamız cennet meyvelerini arzuladı; biz onu arıyoruz.” dediler. Melekler: “Dönün, emir yerine getirildi.” dediler. Babaları vefat etmişti. Melekler Âdem’i aldılar; onu yıkadılar, güzel kokular sürdüler; kefenleyip ona bir kabir kazdılar ve ona lahit yaptılar. Sonra meleklerden biri öne geçti ve onun üzerine namaz kıldı; arkasında da melekler ve Âdemoğulları vardı. Sonra onu kabrine yerleştirdiler ve üzerini düzlediler. Ardından, “Ey Âdemoğlu, bu senin yolun ve senin sünnetindir.” dediler.” (İbn-i Sad Tabakat cilt 1 s.70)

            Böylelikle 18 tane ilkleri de hadislerden okumuş oluyoruz.

            Bizim kaynaklarımızda Hz. Adem a.s. anlatılırken Ebu’l Beşer (Beşerin Babası)  ve Safiyullah (Seçilmiş) diye anlatılır. Safiyullah’ın Kuran-i delili Ali İmran suresi’nin 33 ayettir.

Cenab-ı Allah bu ayette diyor ki:

—“Gerçekten Allah, Adem’i, Nuh’u, İbrahim soyunu ve İmran soyunu âlemler üzerine seçkin kıldı.” (Ali İmran suresi 33 ayet.)

Adem kelimesi aklınıza gelebilecek birçok dilde kullanılmıştır. Bu da insanların kendilerini Hz. Adem a.s.’a nispet ettiklerini gösteriyor. Buradan şu sonucu çıkarıyoruz.: “Demek ki insanlar kendilerinin Hz. Adem a.s.’dan geldiklerine inanıyorlar.” Tabii ki buna inanmayanlar var ama bizim onlarla bir işimiz yok. Onların da yolları açık olsun.

İbni saad’ın Said İbni cübeyr den verdiği bir rivayet vardır. O rivayet şöyle:


—“Adem’e Adem denilmiştir. Çünkü o yerin üstündeki topraktan yaratıldı. Ona insan denilmiştir. Çünkü o unuttu.” (İbn-i Sad-Tabakat, C 1 – S.62)

Bakın Burada iki şeyi söyledi           

1- Adem denmesi
2- İnsan denilmesi


            Şimdi özellikle biz Hz.Adem a.s.’ın yeryüzündeki topraklardan getirilerek yaratılma meselesini hadislerden okuduğumuzda, Allah c.c. Hz. Adem a.s.’ı yaratmaya karar verdiği zaman Meleklere söylüyor ve onları yeryüzünden toprak getirmek üzere yolluyor. Hadis O toprakların gelişini neslindeki insanların karakterlerinin farklılığı olarak görüyor. Yani kaç çeşit toprak geldi, o kadar çeşit karakterli insan var. Tabii bu hakiki bir durum mudur, mecazi bir durum mudur bu işin ayrı bir boyutu. Ama hadislerde böyle bir kullanım var.

Peygamberler tarihini Kur’an ve Hadisler ışığında anlamaya çalışacağımız için şimdi tertip sırasını da göz önüne alarak Kur’an-ı Kerim’deki Hz. Adem a.s.’la ilgili ayetlere bir bakalım:

1- Bakara Suresi 30-39. Ayetlerde

            Yaratılışı, melekler, kendine secde edilişi, cennet hayatı, imtihanı ve dünyaya gönderilişi anlatılmaktadır.

—“ Bir zamanlar Rabb’in meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. (Melekler): “A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz” dediler. (Rabb’in): “Ben sizin bilmediklerinizi bilirim.” dedi.” (Bakara Suresi 30. Ayet)

—“ Ve Âdem’e isimlerin hepsini öğretti, sonra onları meleklere gösterip: “Haydi davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin.” dedi.” (Bakara Suresi 31. Ayet)

—“ Dediler ki: “Yücesin sen (ya Rab!). Bizim, senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen bilensin, hakîmsin”.(Bakara Suresi 32. Ayet)           

—“ (Allah): “Ey Âdem, bunlara onları isimleriyle haber ver.” dedi. Bu emir üzerine Âdem onlara isimleriyle onları haber verince, (Allah): “Ben size, ben göklerin ve yerin gayblarını bilirim, sizin açıkladığınızı da, içinizde gizlediğinizi de bilirim” dememiş miydim?” dedi.” (Bakara Suresi 33. Ayet)

—“ Ve o zaman meleklere: “Âdem’e secde edin!” dedik, hemen secde ettiler. Yalnız İblis dayattı, kibrine yediremedi, inkârcılardan oldu.” (Bakara Suresi 34. Ayet)

—“Dedik ki: “Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.” (Bakara Suresi 35. Ayet)

—“ Bunun üzerine şeytan onları(n ayağını) oradan kaydırdı, içinde bulundukları (cennet yurdu)ndan çıkardı. Biz de: “Birbirinize düşman olarak inin, orada belirli bir vakte kadar sizin için bir karar yeri ve bir nasib vardır.” dedik.” (Bakara Suresi 36. Ayet)

—“ Derken Âdem Rabb’ından birtakım kelimeler aldı, (onlarla tevbe etti. O da) tevbesini kabul etti. Muhakkak O, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir.” (Bakara Suresi 37. Ayet)

—“ Onlara dedik ki: “Hepiniz oradan inin. Size benim tarafımdan bir hidayet rehberi geldiğinde, kim o hidayetçimin izinde giderse, onlar için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.” (Bakara Suresi 38. Ayet)

—“ İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennem ehlidirler. Orada ebedî olarak kalacaklardır.” (Bakara Suresi 39. Ayet)

2- Maide Suresi 27-31. Ayetlerde

            Hz.Adem a.s.’ın iki oğlunun kurban kıssası anlatılmaktadır.

—“Onlara Âdem’in iki oğluyla ilgili haberi hakkıyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine):” Seni öldüreceğim” demişti. Diğeri ise şöyle demişti: “Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder.” (Maide Suresi 27. Ayet)

—“Allah’a yemin ederim ki, sen beni öldürmek için bana el uzatsan da, ben seni öldürmek için sana el uzatacak değilim, ben âlemlerin Rabb’i olan Allah’tan korkarım.” (Maide Suresi 28. Ayet)

—“Ben isterim ki sen, benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip ateş halkından olasın! Zalimlerin cezası budur.” (Maide Suresi 29. Ayet)

—“Bunun üzerine kurbanı kabul edilmeyenin nefsi kendisini, kardeşini öldürmeye teşvik etti ve onu öldürdü. Böylece zarara uğrayanlardan oldu.” (Maide Suresi 30. Ayet)

—“Derken Allah bir karga gönderdi, ona kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için toprağı eşeliyordu. “Yazıklar olsun bana, şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten âciz miyim ben?” dedi ve pişman olanlardan oldu.” (Maide Suresi 31. Ayet)

3- Araf Suresi 11-27. Ayetlerde

            Hz Adem a.s.’ın yaratılışı, secde edilişi, Cennet hayatı, İmtihanı ve dünyaya gönderilişi anlatılmaktadır.

—“Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: “Âdem’e secde edin” dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis, secde edenlerden olmadı.” (Araf Suresi 11. Ayet)

—“(Allah) buyurdu: “Sana emrettiğim zaman, seni secde etmekten alıkoyan nedir?” (İblis): “Ben, dedi, ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın.” .” (Araf Suresi 12. Ayet)

—“(Allah) buyurdu: “Öyleyse oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın.” .” (Araf Suresi 13. Ayet)

—“(İblis) dedi: (Bari) bana (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver.” .” (Araf Suresi 14. Ayet)

—“(Allah) buyurdu: “Haydi sen süre verilmişlerdensin.” .” (Araf Suresi 15. Ayet)

—“”Öyleyse, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım.” .” (Araf Suresi 16. Ayet)

—“Sonra (onların) önlerinden arkalarından, sağlarından sollarından onlara sokulacağım ve sen, çoklarını şükredenlerden, bulmayacaksın.” .” (Araf Suresi 17. Ayet)

—“(Allah) buyurdu: “Haydi, sen, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık. And olsun ki,onlardan sana kim uyarsa, (bilin ki) sizin hepinizden (derleyip) cehennemi dolduracağım.” .” (Araf Suresi 18. Ayet)

—“(Sonra Allah, Âdem’e hitab etti): “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette durun, dilediğiniz yerden yeyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.” .” (Araf Suresi 19. Ayet)

—“Derken onların, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: “Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedî kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti.” dedi.” .” (Araf Suresi 20. Ayet)

—“Ve onlara: “Elbette ben size öğüt verenlerdenim.” diye de yemin etti.” .” (Araf Suresi 21. Ayet)

—“Böylece onları aldatarak aşağı sarkıttı (önceki mevkilerinden indirdi). Ağacı(n meyvesini) tadınca, çirkin yerleri kendilerine göründü ve cennet yapraklarını üst üste yamayıp üzerlerini örtmeğe başladılar. Rableri onlara seslendi: “Ben sizi o ağaçtan men etmedim mi ve şeytan size apaçık düşmandır, demedim mi?” .” (Araf Suresi 22. Ayet)

—“Dediler ki: “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayacaklardan oluruz!” .” (Araf Suresi 23. Ayet)

—“(Allah) buyurdu: “Birbirinize düşman olarak inin, sizin yeryüzünde bir süreye kadar kalıp geçinmeniz gerekmektedir.” .” (Araf Suresi 24. Ayet)

—“Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve yine oradan (dirilip) çıkarılacaksınız!” dedi.” .” (Araf Suresi 25. Ayet)

—“Ey Âdemoğulları, size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Hayırlı olan, takva elbisesidir. İşte bu(nlar), Allah’ın âyetlerindendir, belki düşünüp öğüt alırlar.” .” (Araf Suresi 26. Ayet)

—“Ey Âdemoğulları. Şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belaya düşürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları, inanmayanların dostu yaptık.” .” (Araf Suresi 27. Ayet)

4- Hicr Süresi 28-44.  Ayetlerde

            Hz Adem a.s.’ın yaratılışı, secde olayı, iblisin vesveseleri anlatılmaktadır.

—“Ey Peygamber! Rabbinin meleklere şöyle dediğini hatırla: “Ben, kuru balçıktan, şekil verilmiş kokuşmuş çamurdan bir insan yaratacağım.” (Hicr Suresi 28. Ayet)

—“Ben, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın.” (Hicr Suresi 29. Ayet)

—“Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler.” (Hicr Suresi 30. Ayet)

—“Yalnız İblis hariç. O secde edenlerle beraber olmaktan çekinmişti.” (Hicr Suresi 31. Ayet)

—“Allah buyurdu ki: “Ey İblis! Ne oluyor sana da, secde edenlerle beraber olmuyorsun?” (Hicr Suresi 32. Ayet)

—“İblis şöyle dedi: “Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde edemezdim.” (Hicr Suresi 33. Ayet)

—“Allah şöyle buyurdu: “Öyle ise oradan çık! Sen, artık kovulmuş birisin.” (Hicr Suresi 34. Ayet)

—“Kıyamet gününe kadar lanet senin üzerindedir.” (Hicr Suresi 35. Ayet)

—“İblis: “Rabbim! Öyle ise insanların kabirlerinden kaldırılacakları güne (kıyamete) kadar bana mühlet ver” dedi.” (Hicr Suresi 36. Ayet)

—“Allah buyurdu ki: “Sen mühlet verilenlerdensin.” (Hicr Suresi 37. Ayet)

—“Allah katında bilinen vaktin gününe kadar…” (Hicr Suresi 38. Ayet)

—“İblis şöyle dedi: “Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!” (Hicr Suresi 39. Ayet)

—“Ancak içlerinden ihlaslı kulların müstesnâdır.” (Hicr Suresi 40. Ayet)

—“Allah şöyle buyurdu: “İşte bana ulaşan dosdoğru yol budur.” (Hicr Suresi 41. Ayet)

—“Sana uyan azgınlardan başka, kullarımın üzerinde hiçbir nüfuzun yoktur.” (Hicr Suresi 42. Ayet)

—“Şüphesiz ki onların hepsine vaad edilen yer cehennemdir.” (Hicr Suresi 43. Ayet)

—“Cehennemin yedi kapısı vardır. O kapıların herbiri için birer grup ayrılmıştır.” (Hicr Suresi 44. Ayet)

5- Taha Suresi 115-123. Ayetlerde

            Hz.Adem a.s.’ın secde olayı, iblisin vesveseleri, İmtihanı ve dünyaya gönderilişi anlatılmaktadır.

—“Doğrusu bundan önce Âdem’e (bu ağaçtan yeme diye) emrettik, fakat unuttu ve biz onda bir azim (bir kararlılık) bulmadık.” (Taha Suresi 115. Ayet)

—“Bir vakit meleklere: “Âdem(e hürmet) için secde edin” demiştik; İblis’ten başka hepsi secde etmiş, o çekinmişti.” (Taha Suresi 116. Ayet)

—“Biz de (Âdem’e) şöyle demiştik: “Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis) sana ve eşine düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, sonra bedbaht olursun (sıkıntı çeker, perişan olursun).” (Taha Suresi 117. Ayet)

—“Doğrusu senin acıkmaman ve çıplak kalmaman (ancak) cennettedir. ” (Taha Suresi 118. Ayet)

—“Ve sen orada ne susarsın, ne de güneşin sıcağında kalırsın” (Taha Suresi 119. Ayet)

—“Nihayet şeytan ona vesvese verdi. Şöyle dedi: “Ey Âdem! Sana sonsuzluk ağacını ve çökmesi olmayan bir saltanatı göstereyim mi?” (Taha Suresi 120. Ayet)

—“Bunun üzerine ikisi de o ağaçtan yediler. Hemen ayıp yerleri kendilerine açılıp görünüverdi. Ve üzerlerine cennet yaprağından örtüp yamamaya başladılar. Âdem Rabbinin emrinden çıktı da şaşırdı.” (Taha Suresi 121. Ayet)

—“Sonra Rabbi, onu seçti de tevbesini kabul buyurdu ve ona doğru yolu gösterdi.” (Taha Suresi 122. Ayet)

—“Allah (onlara) şöyle dedi: “Birbirinize düşman olmak üzere hepiniz oradan (cennetten) inin. Artık benden size bir hidayet (kitab) geldiği zaman, kim benim hidayetime uyarsa işte o, sapıklığa düşmez ve (ahirette) zahmet çekmez.” (Taha Suresi 123. Ayet)

Dikkat ederseniz bu 58 ayette konular zaman zaman tekrar edilmiştir. Kur’an’da hiçbir tekrar öylesine bir tekrar değildir. Şöyle ki; Bakara suresinde yaratılışı anlatırken ışık büyüteç bir konunun üstündedir, ama Araf suresinde yaratılışı anlatırken ışık başka bir konunun üstündedir. Mukayeseli okuduğumuzda bunu gözden kaçırmak mümkün değil.

Bu konunun daha net anlaşılır olması için şöyle anlatayım :

Bakınız bir tiyatro oyununu izlediğimizi düşünelim. Sahnede birden çok sanatçı ve dekorlar var. Ancak sahnenin ışığı hangi sanatçının üzerindeyse bizim dikkatimiz o sanatçının üzerine yoğunlaşır. Işık birden başka bir sanatçının üzerine yansıdığında bizimde dikkatimiz diğer sanatçının üzerinde yoğunlaşmaya başlar. Yani neyi daha fazla ve daha ayrıntılı bir biçimde göstermek istiyorsak onun üzerinde yoğunlaşırız. Işığıda onun üzerinde tutarız. İşte Kur’an-ı Kerim’de kıssaları böyle anlatıyor bize. Kur’an-ı Kerim kıssaları bizlere anlatırken ışık neyin üzerindeyse, mesajı da bize onun üzerinden verir. Dolayısıyla biz kıssalarda ki tekrarları bu özelliği göz ardı etmeden anlamak durumundayız.

            Bu anlatılan 58 tane ayet, bizlere Hz Adem a.s.’ın hayatının 5 devresini anlatıyor. Nedir bunlar? :

1- Yaratılmasının planlanması ve meleklere duyurulması.
2- Yaratılması, secde istenmesi ve iblisin karşı koyması.
3- Cennet hayatının başlaması ve eşinin yaratılması.
4- İmtihanı, zellesi, cezalandırılması ve dünya hayatının başlaması.
5- Kabe’nin ibdası, dünya imtihanları ve hayatının sona ermesi.

Bir yanıt yazın