Damla mısın

You are currently viewing Damla mısın

Eğer bir yağmur damlasıysan, sessizce çıkmışsındır bulutlara.
Kimse görmemiştir senin yukarıya yükselişini.
Kimileri düşünmek bile istemez nasıl vardın oralara.
Ne haller yaşadın, ne rüzgârlara göğüs gerdin.

Bir damlaysan, yukarı çıkmak için önce yerde pişmişsindir.
Piştikçe hafiflemiş, rüzgârlara revan olmuşsundur.
Ama durmamışsındır.
Fark etmemiş olabilirsin belki, ama yükseldikçe dolmuşsundur içten içe.
Ağırlaşmış, koca bir bulutun parçası olmuşsundur.

Sema sema gezmişsindir senin gibilerle.
Her gezmede yükün biraz daha artar.
Ve gün gelir, tabiat seni taşıyamaz artık.
Ayrılma vaktidir…

Çünkü doğada her şey vakitlicedir:
Doğumlar, büyümeler, ölümler…
Her şey.

Ve sen de vaktini beklersin.
Biriktirdiklerinle birlikte, buluttan ayrılma vaktin gelir.
Koparsın…

Kimse bilmez koparken ne hissettiğini.
Düşersin hızlıca, balığın suya özlemiyle.
Artık kısmet nereye ise…

Düşersin…
Belki suya aç bir toprağa,
Belki damlaya hasret bir suya.
Düşersin…

Ve düşünce dağılır, parçalanırsın.
Ne kadar yüksekten düşmüşsen, o kadar çok bölünürsün.
Yukarı çıkarken ne biriktirmişsen,
Hepsi dağılır etrafa.
Sessizce biriktirdiğin her şey,
Ses getirerek yayılır sağa sola.
Yeni hikâyeler yazar her biri.
Bire bin katmışsındır artık.
Yeni birler, senin dağıttığın bininden doğar.
Her birinde sen varsındır.

Eğer bir yağmur damlasıysan,
Asla yok olmazsın anlayacağın.
Onlar seni hep gitti sanır.
Kimi özlemle bekler,
Kimi senden kaçar.
Ama sen…
Hepsine şahit olursun.

Bir yanıt yazın