Burada bir parantez açıp sizlere bir hatırlatmada bulunmak istiyorum. Daha önceden her peygamberin, zincirin birer halkaları gibi birbirine bağlı olduğundan bahsetmiştim. İşte Hz. Nuh a.s. ile peygamberimiz Hz. Muhammet s.a.v efendimiz arasındaki bağa dikkatinizi çekmek istiyorum. Bunun içinde Nübüvvetin 4. ve 12. Yıllar arasında inen Hz. Nuh a.s. ile ilgili ayetleri dikkatlerinize sunmak istiyorum. (Bu ayetleri yukarıda verdiğim için tekrar tekrar yazmaya gerek duymadım)
• Şuara Suresi 105-122 ayetler Nübüvvetin 4. Yılında
Nübüvvetin 4. yılında Müslümanlara yapılan işkenceler var, feryat figan var. Allah Resulü ve ona inanmış bir avuç insanın böyle ruhlarının daraldı bir yerde Şuara Suresinde ki ayetler indiriliyor. İşte Cenab-ı Allah tam o sırada bu ayetleri indirerek Hz. Nuh a.s. ile onların ruhlarına ruh üflüyor. Onların ruhlarına bir serinlik veriyor.
• Yunus Suresi 71-73 ayetler Nübüvvetin 5. yılında
• Hud Suresi 25-49 ayetler Nübüvvetin 5. yılında
• Nuh Suresi 1-28 ayetler Nübüvvetin 6. yılında
• Enbiya Suresi 76-77 ayetler Nübüvvetin 6. Yılında
Nübüvvetin 5 ve 6 yıllarında şartlar giderek zorlaşıyor. Müslümanların artık hayat hakları yok. Hayat haklarını Mekke’de bulamayınca Habeşistan’a hicret ediyorlar. İşte o anda Cenab-ı Allah Yunus Suresi, Hud Suresi, Nuh Suresi ve Enbiya Suresinde ki ayetleri indirerek Hz. Nuh a.s. ile onları sükunet’e erdiriyor.
• A’raf Suresi 59-64 ayetler Nübüvvetin 9. Yılında
• Kamer Suresi 9-16 ayetler Nübüvvetin 9. Yılında
Nübüvvetin 9. yılı Şibi Ebi Talib yılı. Müslümanlara karşı muazzam bir ambargo var. İnsanlar bir ekmeğe muhtaç. Ağaç yapraklarını yedikleri bir zaman dilimi. Öyle zor şartlar var ki. İşte o ağır şartların olduğu anda Cenab-ı Allah A’raf Suresi ve Kamer Suresinde ki ayetleri indiriyor. Allah Hz. Nuh a.s. ile Peygamberi ve ona iman etmiş bir avuç insanı teselli ediyor.
• Saffat Suresi 75-82 ayetler Nübüvvetin 10. Yılında
• Mü’minun Suresi 23-30 ayetler Nübüvvetin 12. yılında
• Ankebut Suresi 14-15 ayetler Nübüvvetin 12. yılında
Nübüvvetin 12. yılında ufukta Yesrib var. Artık Allah Resûlü (s.a.v.) yavaş yavaş hicret adına bazı şeyleri konuşuyor. Yine efendimiz aleyhisselatu Vesselam’ın yüreğinde Hz. Nuh a.s.’ın yüreğindekine benzer bir yangın var. O yangının sebebi de şu: Nasıl ki Hz. Nuh a.s. dalgalar arasında kalıp yok olan Kenan’ın’a bakıp orada gözyaşı döktü ise şimdi Allah Resûlü s.a.v. de inen bu ayetlerle Mekke’de kardeşlerine ve çocuklarına bakıyorlar. Onların arkasından gözyaşı döküyor.
İşte Hz. Nuh a.s. ile ilgili ayetler böyle bir zeminde iniyor. Bizler Kur’an da ki ayetleri anlamaya çalışırken takip etmemiz gereken asıl metot, ayetin nail olduğu zemini de dikkate almak olmalıdır ki bu çok ama çok önemlidir. Eğer ayetin indiği zemini dikkate almazsak meseleyi sadece tarihi bir malumat olarak zannederiz. Asla böyle bir şey yok. Allah’ın kelamı, Allah’ın peygamberine indiği zamanı itibar ile mesajlar veriyor. Eğer biz o mesajları bu çerçevede anlarsak Kur’an’ı asıl maksadıyla anlamış oluruz. Biz bu çerçeveden meseleyi değerlendirmek durumundayız. Allah bizleri de böyle anlayanlardan eylesin inşallah.
Kur’an-ı Kerim’de Hz Nuh a.s’ın şahsiyeti hakkında da bize çok güzel bilgiler veriyor. Mesela:
• Al-i İmran suresi 33. ayette Allah tarafından seçilmesi.
—“Gerçekten Allah, Adem’i, Nuh’u, İbrahim soyunu ve İmran soyunu âlemler üzerine seçkin kıldı.” (Al-i İmran Suresi 33. Ayet)
• Nisa 163. ayette kendisine vahyedilmesi.
—“Muhakkak biz, Nuh’a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyûb’a, Yunus’a, Harun’a ve Süleyman’a da vahyettik. Davud’a da Zebur’u verdik.” (Nisa Suresi 163. Ayet)
• En’am Suresi 84. ayette diğer peygamberler gibi hidayete erdirilmiş olması.
—“Biz ona İshak’ı ve Yakub’u da hediye ettik: Hepsine de doğru yolu gösterdik. Nitekim daha önce Nuh’a ve onun soyundan Davud’a, Süleyman’a, Eyyub’a, Yusuf’a, Musa’ya ve Harun’a da yol göstermiştik. Biz güzel davrananlara böyle karşılık veririz.” (En’am Suresi 84. Ayet)
• En’am Suresi 89. ayette kendisine kitap, hikmet ve Nübüvvet verilen bir Resul oluşu.
—“İşte onlar, kendilerine kitap, hüküm (hikmet ve hükümranlık) ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Bunlar, ona inanmayacak olurlarsa, yerlerine, onu tanımamazlık etmiyecek bir toplum getiririz.” (En’am Suresi 89. Ayet)
• Yunus Suresi 71. ayette tevekkül etmede abidevi bir halinin olması.
—“Bir de onlara Nuh’un kıssasını oku: Hani o bir zamanlar kavmine demişti ki: “Ey kavmim, eğer benim aranızda duruşum ve Allah’ın âyetleriyle öğüt verişim size ağır geliyorsa, şunu bilin ki, ben yalnızca Allah’a dayanmışımdır, artık siz ve ortaklarınız her ne yapacaksanız toplanıp bütün gücünüzle karar veriniz. Sonra bu işiniz size dert olmasın. Sonra bana ne yapacaksanız yapın, bana mühlet de vermeyin”. (Yunus Suresi 71. Ayet)
• Yunus Suresi 72. ayette kayıtsız ve şartsız bir şekilde teslim oluşu var.
—“Eğer yüz çevirirseniz çevirin, ben de sizden bir ücret istemedim ya! Benim mükafatımı ancak Allah verir. Ve ben O’nun emrine boyun eğen müslümanlardan olmakla emrolundum.” (Yunus Suresi 72. Ayet)
• Hud Suresi 43. ayette inkârcı bir evlat ile imtihan edilmesi var.
—“O, dedi ki; “Ben, beni sudan koruyacak bir dağa çıkacağım”. Nuh da “Bu gün Allah’ın merhamet ettiğinden başkasını, Allah’ın bu emrinden koruyacak kimse yoktur.” dedi. Derken dalga aralarına giriverdi. O da boğulanlardan oldu.” (Hud Suresi 43. Ayet)
• Hut Suresi 48. ayette esenliye ve berekete mazhar oluşu.
—“”Ey Nuh!” denildi, ” Bizden bir selâm sana ve seninle birlikte olanlardan gelecek ümmetlere, kutluluk dileğiyle gemiden in. İlerde kendilerini bir çok nimetten faydalandıracağımız, sonra da bu yüzden kendilerine tarafımızdan acıklı bir azap dokunacaknice ümmetler olacaktır.” (Hud Suresi 48. Ayet)
• İsra Suresi 3. ayette çokça şükür üzeri olması.
—“Ey Nuh’la beraber gemiye taşıyarak kurtardığımız kimselerin soyundan olanlar! Doğrusu o çok şükredici bir kuldu.” (İsra Suresi 3. Ayet)
• Şuara Suresi 107. ayette emin ve güvenilir bir Resul oluşu.
—“”Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmiş güvenilir bir Peygamberim.” (Şuara Suresi 107. Ayet)
• Şuara Suresi 109. ayette tüm peygamberler gibi tebliğine karşı hiçbir ücret istememiş olması.
— “Buna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafaatımı verecek olan ancak, âlemlerin Rabbidir.” (Şuara Suresi 109. Ayet)
• Ankebut Suresi 14. ayette 950 yıl tebliğe devam etmesi.
—“Andolsun ki Nuh’u kendi kavmine gönderdik de, o dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Sonunda, onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.” (Ankebut Suresi 14. Ayet)
• Ahzab Suresi 7. ayette diğer peygamberler gibi kendinden söz alınması.
—“Unutma o peygamberlerden mîsaklarını (kesin sözlerini) aldığımız vakti! Hele senden, Nuh, İbrahim, Musa ve Meryemoğlu İsa’dan ki onlardan ağır bir mîsak (sağlam bir söz) aldık.” (Ahzap Suresi 7. Ayet)
• Ahzab Suresi 7. ayette ulü-l azm peygamberlerden biri olması.
—“Unutma o peygamberlerden mîsaklarını (kesin sözlerini) aldığımız vakti! Hele senden, Nuh, İbrahim, Musa ve Meryemoğlu İsa’dan ki onlardan ağır bir mîsak (sağlam bir söz) aldık.” (Ahzap Suresi 7. Ayet)
• Saffat Suresi 80. ve 81. ayetlerde mü’minlik ve Muhsinlik çizgisinde zirvelerde olması.
—“İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.” (Saffat Suresi 80. Ayet)
—“Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.” (Saffat Suresi 81. Ayet)
• Şura Suresi 13. ayette Ona vahyedilenin kendinden sonra gelenler için de geçerli ve yürürlükte olması.
–“Allah dinden Nuh’a tavsiye buyurduğu şeyi sizin için de bir kanun yaptı ve (Ey Muhammed!) sana vahyettiğimizi, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya tavsiye buyurduğumuzu da şeriat kıldı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Fakat senin kendilerini davet ettiğin şey, müşriklere ağır geldi. Allah dilediğini kendine seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.” (Şura Suresi 13. Ayet)
• Kamer Suresi 9. ayette kul olması ve kulluğu en güzel bir biçimde temsil etmesi.
—“Onlardan önce Nuh’un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve: “Cinlenmiştir.” dediler. Ve (Nuh davetten vazgeçmeye) zorlandı.” (Kamer Suresi 9. Ayet)
• Zariyat suresi 50. ayette apaçık bir nezir / uyarıcı olması.
—“Ey Muhammed! de ki: “Öyleyse Allah’a koşun, gerçekten ben size O’nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.” (Zaryat Suresi 50. Ayet)
• Tahrim Suresi 10. ayette inkârcı ve ihanet eden bir hanım ile imtihan edilmesi.
—“Allah, inkâr edenlere, Nuh’un karısı ile Lut’un karısını misal verdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kulun (nikahı) altında idiler, onlara hıyanet ettiler. (Kocaları,) Allah’tan hiçbir şeyi onlardan savamadı. (Onlara): “Haydi girenlerle birlikte siz de ateşe girin!” denildi.” (Tahrim Suresi 10. Ayet)
• Nuh Suresi 1. ayette kavmine peygamber olarak gönderilmesi.
—“Gerçekten biz Nûh’u kavmine gönderdik, “kavmine acı bir azap gelmezden önce onları uyar” diye.” (Nuh Suresi 1. Ayet)
Bizler Kul olarak Kur’an ile aramızdaki irtibatı mümkün olduğu kadar çok sıkı tutmalı ve bu irtibat çerçevesinde alabileceğimiz mesajları çoğaltmalıyız. Hepimizin ortak amacı delalete düşmemek, sapmamak ve saptırmamak için başta Allah Resûlü s.a.v. olmak üzere kuranımızın anlattığı bütün peygamberler ile irtibatınızı güçlü kılmak durumundayız. Allah hepimizin bu irtibatınızı güçlendirsin, onların yolundan bizleri ayırmasın. Onların verdiği mesajları kavrayacak bir zihin, anlayabilecek akıl ve hissedebilecek bir kalp versin İnşallah.
—————————————————————————————————————
KAYNAK : Mealler, Elmalılı Hamdi Yazır Meali
