Kim Sahip Kim Ait

You are currently viewing Kim Sahip Kim Ait

İnsan kendine samimiyetle sorsa neye sahip olmak isterdin diye, belki binlerce şey dökülür ağzından. Binlerce hayal geçer gözlerinin önünden. Peki sahip olacağı her şeyin gelirken gelin arabasının arkasına takılmış konserve kutuları gibi onlarca sorumluluk, neşe, acı, hüzün, görev, korku, yetersizlik duygusu, kıskançlık, bencillik  ve bunlar gibi daha bir çok  insani duyguyu da getireceğini bilse yine de ister mi?

Bir mücevheri çok ister belki. Işıl ışıl parlayan, görenlerin gözlerini alamayacağı bir mücevhere sahip olmayı kim istemez? Ama ya olursa? Ya gerçekten böyle kıymetli bir mücevher senin olursa? Bir kere onu nasıl saklayacağınla ilgili bir korkuyla birlikte gelir muhakkak. Onu korumak, kaybetmemek mücadelesi huzursuzluğun fitilini ateşler. Sonra ona layık kıyafetler ister, ona layık yerlerde bulunmayı da tabiki. Ve ona layık ilişkiler, dostlar… bu liste böyle uzar gider. Tüm bu duygular hırslar içimizde ne zaman filizlendi anlayamayız bile.

Bu sadece bir tek örnekti. Boşluk doldurmalı bir cümle gibi aslına bakarsak. Boşluğa ne yazarsak yazalım sonuç hep aynı olacak. Çünkü insan sahip olmaya gelmedi dünyaya. İşini görecek kadar kullanmaya geldi. Eşyaya, duyguya, hazza, itibara, koltuğa  hizmet etmeye değil hizmet almaya geldi. Ve gediği gibi de unuttu geliş amacını. Unutması mümkün olduğu için insan olması mümkün kılındı. Hatırlaya hatırlaya bırakacak, hatırlaya hatırlaya insan olacaktı.

Peygamber efendimiz bile ‘Allahı’ım bana eşyanın hakikatini göster’ diye dua etmişken biz neden ‘şey’lerin (burada şey yerine dileyen dilediğini yazabilir) arkasını, amacını, bizi nerden alıp nereye götüreceğini bilmeden, düşünmeden, tartmadan tıpkı arkası sırlanmış aynaya bakmak misali sadece görünenin peşinden koşuyoruz.

Her şeyin asıl sahibine ait olmak varken O’na ait olanların, O’nun kulu olanların peşinde koşuyor, onlara sahip olacağımızı zannederken kul köle oluyoruz. Oysa Allah tektir ve her şeyin tek sahibidir. Ne ortak kabul eder ne de başka bir sahipliğe izin verir. Bu yüzdendir ki sahip olduğumuzu zannettiğimiz her şey bizi sonsuz bir aitlik/sahiplik döngüsüne sokar.

Rabbin Kim? Sorusuna cevap verebilmek istiyorsak eğer silkinip hatırlamalıyız bu, kim olduğumuzu ve kim olmadığımızı.

Bir yanıt yazın