Arif Nihat ASYA

You are currently viewing Arif Nihat ASYA

Malatya Lisesinde yöneticilik yapmakta iken yazdığı fikri yazılar nedeniyle dönemin siyasilerinin hedefine giren Arif Nihat, zamanın Milli Eğitim Bakanının gadrine uğrar. Bu yüzden idarecilik dönemini fazla sürdüremeyerek tekrar edebiyat öğretmenliğine döndüğünü ve Edirne’ye tayin edildiğini tarihi vesikalardan anlıyoruz. Hayatının bu zaman dilimine memuriyetteki sürgün yılarlı da denilebilir.

Adana halkının yoğun isteği üzerine 1950 seçimleriyle Demokrat Parti listelerinden Adana milletvekili olur. Ancak bir dönem vekillik yaptıktan sonra tekrar asıl mesleği olan öğretmenliğe dönüş yapar. İkametgâhı bu defa Eskişehir’dir. Yeni bir çalışma sahasıdır. Burayı çok sever. Çokça şiir yazar. Siyaseti fazla sevmese de Eskişehir milletvekili olarak tekrar Türkiye Büyük Millet Meclisinde yerini alır. Doğruları söylerken kendi partisini dahi eleştirmekten geri durmaz. Neden? Çünkü o bir siyaset adamı değil, fikir adamıdır! Duruma göre şekil almaz. Hak olan ve doğru olan ne ise onları dillendirir. Duruşunu her daim muhafaza eder, çizgisini hiçbir menfaat uğruna değiştirmez. Zaten Arif Nihat gibi milli, fikri, edebi, sanat ve ilke adamına da böylesi yakışırdı…

Siyasetten ayrıldıktan sonra öğretmenlik sevdasını Kıbrıs ve Ankara’da sürdürür. En son 1962 yılında Anakara Gazi Lisesinden yani en çok sevdiği mesleğinden emekliye ayrılır. Hayatının her döneminde elinden kalemi hiç düşmez. Çünkü o bir edebiyatçıdır. Emeklilik hayatı boyunca da edebiyatımıza önemli katkılar sağlar. Büyük gazetelerdeki yazıları ve fikirleriyle ülke insanına ışık tutmaya devam eder. Kıbrıs gençliğinin milli yönünün gelişmesi için iki yıl etkili çalışmalar yapan Arif Nihat, emeklilik sonrasında da hiç boş durmayacaktır.

Ömrü boyunca fikir hareketlerini sürdüren edebiyatın büyük ustası, şehir şehir dolaşarak konferanslar vermiş ve sunumlar yapmıştır. Onun edebi eserleri kadar asıl eserleri canlı, kanlı ve bizzat yetiştirdiği genç fidanlarıdır. Binlerce öğrenci ondan aldığı feyiz ile ahlak, insanlık, bayrak ve vatan sevgisinin mayasını tutmuştur. Bu güzel insanı çok yönlü olarak görmekteyiz. Vatanperver bir öğretmen, dürüst siyasetçi, iyi bir milliyetçi, güçlü bir kalem, önemli bir edebiyatçı şair ve yazar kimlikleriyle ülkemize önemli hizmetleri olmuştur.

Türk dilini kullanmadaki ustalığı su götürmez bir gerçektir. Sade ve öz Türkçe bir dil ile günümüzde de çok rahat anlaşılır olma özelliğine sahiptir. Şiirinde döneminin bildik yazarlarının aksine daima kendine has bir yenileşme çabası içinde olduğunu görmekteyiz. Şair, dış etkilerden uzak kalmayı başarmış, ancak kendine özgü bir dil, sanatsal ve renkli bir üslup dünyası elde etmeyi de başarmıştır. Çok güzel, narin, nazik ve estetik benzetmelerinin yanı sıra, keskin zekâsını da şiirine derç etmiştir. Kimi zaman muzip, kimi zaman şakacı bazen nükteci ve hicivli, bazen de kelimelerle ters köşeye düşüren edebi bir yetkinliktir onun dili. Harf harf örülen bir edebiyat ve Türkçeye adanmış bir ömürdür onun hayatı. Tarihimizin şanlı sayfaları Arif Nihat Asya’nın dizeleriyle şiirleşmiş, onun üslûbuyla daha farklı bir muhtevaya bürünmüştür.

Mekânın cennet, ruhun şad olsun. Adın da tıpkı bayrağımız gibi edebiyat ve dil tarihimizde dalgalanmaya devam etsin inşallah. Minnet, dua, şükran ve fatihalarla anıyorum.

Bir yanıt yazın