Doğurduklarından Ölen Kadınlar

Önce kalplerinden, sonra bedenlerinden… Doğurduklarında ölüyordu bütün kadınlar. Biri gencecik anne, diğeri sekiz yaşında küçük bir çocuk. Dünya kendi gürültüsünün sağırlığıyla dönerken, onlar zaman ve mekanın dışında sessizce öldüler.…

1 Comment

Kendimize Duyarsız Yalnızlık

   Suyu çekilmiş yüreğimizle, ağzımızı toprağa dayamışız. Var gücümüzle sömürüyoruz gökten her ne yağarsa. Biz sömürdükçe toprak sıkışıp boğuluyor.  Küçücük solucanlara bir buğulu nem bırakmıyoruz. Daha bir kıvrılıyorlar kurulukta.…

0 Comments

GAYYA KUYUSU

Geçti artık; gün döndü, kerahat vakti çoktan girdi. Sevinci, hüznü paylaşacak, yaşamı ortak kılacak bütün mübahların  vakti  bitti.  İçimin bahar  şenliğinde çalan davullar sustu. Gönüllü, aldanmaya  meyyal   bir karış…

0 Comments

Yaşlılık ve Yalnızlık

Günün son saatlerinde caddeler tenhalaşır. Bütün gürültüler evlere dolar yavaş yavaş. İnsanlar günün telaşını sırtlanıp hayattan çekilir. Yorgunluklar dışarıda bırakılır, pencereler kapanır, perdeler çekilir. Evlerde yanan ışıklar küçük bir…

0 Comments

Sezginin Bedeli

Bir çaresiz yalvarış, bir çaresiz bakışa  uyanır gibi açtım gözümü bugün. Kapı arkasında soğuk  kış mevsimi.  Dışarıda  bir sokak kedisinin sessiz bakışı, buz gibi betona  basan patileri. İçerde  sobada…

0 Comments

Bavulsuz Yolcu

      O gün kış ayının en ayaz sabahlarındandı. Öyle bir ayaz ki, İnsanın değil elini yüzünü,  hatta kalbinin zarını bile kavlatıyordu. Otobüsün kalkmasına ise  yirmi beş dakika vardı .…

2 Comments

Çekmecede Biriken Ömür

Sevinç ve kederden kalma anılar artığı dolu avuçlarım. Ne geçtiyse elime yüreğimin çekmecelerine sıkıştırdım. Sandım ki yaşamı, günü gelince biriktirdiklerimde bulacağım. Antika dükkanları gibi serin loş karanlıklarda sakladım her…

2 Comments

Taştan Katı Kalpler

      Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı da taş kesildi, hatta taştan daha katı oldu. Çünkü öyle taşlar vardır ki bağrından ırmaklar çağlar. Öylesi de vardır ki, çatlar da arasından…

0 Comments

Kendine Secde

Bir gönlün en emniyetli yerinde esirgenecek kıymet bulup da şımaramadın bir türlü.  Bundandı devinimsiz kıpırtısız kalışın. Suya girip de ıslanmayan tenin  vardı senin. Derinin gözenekleri kapalıydı. Sızdırmadı hiçbir suyu…

0 Comments

Eylemsiz Eylem

İtaatin erdem sayıldığı devirlerde öğrendin boyun eğmeyi. O devir ki, yaşının yaşamının en toy zamanıydı. Doğduğun iklim ne eserse ona yöneldin. Üzerine yağan yağmur, kurumaya ramak kala ölmeyecek kadardı.…

0 Comments

Dokunmadan Hayata

Dünya acemice yaşanan sınırlı bir zamanın bütünüdür. Bitip tükenmeye yüz tuttuğunda anlamını yitirmiş geç kalınmış tecrübelerin diyarıdır; içinde nice yaşamların döndüğü , daracık koridorlu, tek gözlü kocaman bir oda.…

0 Comments

Kündekar

Bir başkaydı o sabah. Koyuncular sokağın Arnavut kaldırımı taşlarının her karesine basarken Zehra, ayaklarının altından kuş sesleri yükseliyordu. Sanki yerin altı, gökyüzünden daha çok kuş doluydu. Hayret etti Zehra,…

0 Comments

Yazmak Sancılıdır

Henüz ilk cemre dilime düşüp de konuşamaz olduğumda, yaşamak içimde yavaş yavaş ağırlaştığında yazmaya başladım ben. Başımı denizin en derinine daldırıp gözümün yaşını su altında sakladığımda. ‘’Bu böyle gitmezlerin’’…

0 Comments