
Hakkında
Kitap ve yazı ile ilgisi ilkokulda başlayan Davut ZAT, mahalli ve okul yayınlarında görev aldı. 1991 yılında muhabirlikle basın hayatına devam etti. 2002 de yazılarını neşretmeye başladı. Türkiye Yazarlar Birliği “Yazarlık Beratı”na sahip olup, ulusal ve yerel çeşitli dergi, gazete ve internet sitelerinde; muhabir, köşe yazarlığı, yayın kurulu üyeliği ve editör olarak görev yapmaktadır. “PTT Dergisi”, “Feyz Dergisi”, “Gönül Dergisi”, “Gülistan Dergisi”, “Para Hukuku Dergisi”, “Edebiyatta Yankı Dergisi”, “Kasyö-Der Dergisi”, “Aile Dergisi” gibi süreli yayınlarla birlikte “Tosya Haber37 Gazetesi” ile “Açıksöz Gazetesi”nde Araştırmacı/Yazar sıfatı ile yazıları yayımlandı.
Halen Uslup Dergisi Yayın Kurulu üyeliğinin yanısıra Gülistan Dergisi ve Açıksöz Gazetesinde yazmaktadır. Yine; “tosya.gen.tr”, “asagidikmenkoyu.com”, “kasyoder.net”, “kastamonupostasi.com”, “yenikastamonu.com”, “tosyagundem.com”, “caykapi.com” ve “feyzdergisi.com” “baskentpostasi.com,” “soninternethaber.com,” “ahiriavam.blogspot.com” “tosyahaber37.com” “aciksozgazetesi.com” gibi internet sitelerinde çok sayıda yazısı yayımlanmıştır. Halen; “kastamonuguncel.com” “aciksozgazetesi.com” “yazimekani.com” sitlerinde aktif köşe yazarlığını sürdürmektedir Aynı zamanda; Açıksöz Gazetesi, Kastamonu Güncel, Gülistan Dergisi, Yazı Mekânı, Üslup Dergisi gibi yayın adreslerinde yazı yolculuğuna devam etmektedir. Almanca, Arapça ve Osmanlıca bilmektedir.
E-posta: davutzat@yazimekani.com
YAZARIN DİĞER YAZILARI
-
Alışılmaya Layık Olanlar
Düşünmeden istem dışı ve kendi rutininde tekrar ettiğimiz, ancak vazgeçmek gerektiğinde direnç gösterdiğimiz yerleşik tepkiler midir sadece alışkanlıklarımız. Rutin dışı alıştığımız şeyler de yok mudur hani? Alıştığımız insanlar, sevgiler, yemekler, ortam ve manzaralar. Tecrübenin ürünü olanları yararlı iken, zararlı alışkanlıkların da gözden geçirilmesi lazım değil midir? Eğer yılların süzgecinden geçen ve hayat adına güzel sonuçların…
-
Anlayarak Anlaşmak
Anlaşmanın ilk şartı sevmek ise ikinci şartı da anlamaktan geçiyor. Birbirini anlayan insanlar ise iyi anlaşabiliyorlar. Öyle ise anlaşmak için sevmek ve anlamak kaçınılmaz iki değerdir. Elbette sadece anlamak da yetmiyor. Anlaşılmak da hepimizin beklenti içinde olduğu duygu ve düşüncelerden değil midir? Peki, anladıklarımızı nasıl tanır, nasıl anlamlandırırız. Anladığımız kadar kendimizin de anlaşılmasını beklemekteki olasılık…
-
Duygu Depremi
Maddi kriterlerle elde edilemeyen; genetik, fiziksel, hormonsal ve kalbi bir takım iç itmelerin neticesi ile çeşitli sevk edişler sonucunda oluşan düşünce ve tutumlardır duygularımız. İçgüdü de denilen, olayların zaman ve mekân sınırlarını zorlayarak ortaya koyduğu hissi yaklaşımlardır. İnsan anatomi olarak mükemmel bir tabiatta yaratılmış. Ancak vücut ülkesine geliştirilmesi gereken birtakım cihazatlar da yerleştirilmiş. Bir yönü…
-
Geleneğin Ağırlığı
Sosyal yaşam içinde muhafazakâr yapısını sürdüren bölgeler de kendini gösteren gelenekler, varlığını sürdürdüğü yerlerde belirleyici rol üstlenirler. Bu yönleriyle bir iç disiplin anlayışını da oluştururlar. Toplumsal yapıya zıtlık teşkil eden bir davranış biçimi, geleneğin duvarlarına çarparak hizaya gelir. Her ne kadar değişen toplumsal yapı, modernizm adı altında geleneklerimizi bir bir yıkmaya devam etse de; yine…
-
Hayelden Hakikate
İnsan olmanın gereklerinden birisi de hayal kurmak değil midir? Hepimizin de ta çocukluğundan başlayarak ölümüne kadar kurduğu nice hayalleri var. Kimisi gerçekleşen kimisi de gerçeğin yanına dahi yaklaşamayan. Gerçekleştiğinde sevinçten uçtuğumuz, gerçekleşmediğinde ise suskunluğa gömüldüğümüz hayaller. Hayat kasetimizi şöyle bir geriye sarıp baksak, hayal dünyamızdan geçenlerin ne kadarı hayat bulmuştur acaba. Peki, hakikat denen gerçekliğe…
-
Hasbahçemiz Anadolu
Anadolu’nun Müslüman oluşuyla birlikte din, asli unsurlarımız arasına girmiştir. Zamanla da ‘ilayı kelimetullah’ ideali etrafında milli bir karakter halini almıştır. Ecdadımız güzel ahlakın elde edilmesini ulvi saymıştır. Bu ahlakı kazanmak için yolun, ehlisünnet itikadından geçtiğini bilir ve bu akide etrafında birleşilmesini tavsiye eder. Ameli olarak Hanefi mezhebi ve itikadi olarak da Maturidilik çizgisini benimser. Devlet…






