Ekim’i anlamak

You are currently viewing Ekim’i anlamak

Ekim bana cihanın tövbesi gibi geliyor. İyisiyle kötüsüyle, gün geldi fırtınalar estirdim gün geldi yağmurlar ağladım, gün geldi karlar gibi üzerini örttüm iyinin ya da kötünün! Gün geldi aldanıp çiçekler açtım, gün geldi aldatılıp çiçeklerimi döktüm, gün geldi meyvelerimle güzel çiçeklerimle kibre kapıldım, gün geldi güzelim meyvelerimin kıymetini bilemedim ayaklar altında ziyan ettim. Gün geldi güneşten gözlerim kamaştı, gün geldi bulutlardan ışığım karardı. Gün geldi tatlı tatlı estim, gün geldi ayaza dönüp buz kestim.

Ekim beraatim.

Tövbelerimle uyanıyorum Ekime, kış boyu biriktirdiğim, baharda ertelediğim, sonraladığım ve yazın geldiğini ve hatta geçtiğini bile fark etmeden üzerine günahlar, barışlar, gitmeler ve geri dönmeler eklediğim Ekime. Açıyorum çuvalların ağzını bir bir. İçime attığım ne varsa söker gibi göğsümden, Ekim ağaçlarının sarı sarı yapraklarını döktüğü gibi döküyorum. Tamah etmiştim, güvenmiştim, şimdi vazgeçiyor, vazgeçiliyorum.

Üzerimdeki tüm yaşanmışlıklardan arınıyorum. Özüme ait olmayan her şeyden soyunuyorum. Yeniden yepyeni, dosdoğru olmaya niyet ediyorum. Bana verilen bu yeni şansı sevgiyle ve hasretle kucaklıyor ve arınıyorum. Mutmain olmuş bir yürekle içselleştirdiğim tüm yalancı halleri terkediyor, terkediliyorum.

Hoş geldin Ekim. Bana yetiştin, sana yetiştim. Çokça şükür, hoşgeldin.

This Post Has 5 Comments

  1. Dilek

    Her yeni bir geçiş, sanki ilk defa gelmiş gibi…. ✨

    1. Ayşe Avcı Aydoğan

      İlk defa gelmiş gibi, kurtaracak olan bu…

  2. Havva

    👏👏👏👏💞

    1. Emine

      yaa ne güzel tanımlamışsın içimdeki duyguları… bende bu yüzden çok seviyorum sonbaharı… 🥰

      1. Ayşe Avcı Aydoğan

        İlk defa gelmiş gibi; masumiyet bu…

Bir yanıt yazın