Gümüş Gibi İnsanlar

You are currently viewing Gümüş Gibi İnsanlar


Altın kadar değerli olmasa da iktisat açısından kıymetli bir yatırım aracı olarak piyasa belirleyicidir. Ondan birikim de yapılır takı ve süs eşyası da. Geçmişte para birimi olarak da kullanılmıştır, bugün bir kazanç kapısıdır da. Elbette gümüş madeninden bahsediyorum. Sessiz bir asaletin, parıltılı ama gösterişsiz bir zarafetin adıdır o. Altın gibi bağırmaz, elmas gibi keskin değildir. Göz değdi mi ona, fark edilir. Derin bir çekiciliği vardır.
Ancak, ekonomideki etkisi kadar kendisinden yola çıkarak hayata ve insana yansıması da söz konusudur. İnsan da gümüş gibi değil midir? Hayatımızda altın mesabesinde olanlar da vardır, gümüş gibi kaliteli olanlar da. Bakır kadar kıymet biçtiklerimiz de vardır demir hükmünde kalanlar da…
Gümüş ile insan arasındaki ilişki, yalnızca kimyada değil, insanlık tarihinin en mahrem satırlarında gizlidir. Gümüş eski uygarlıklarca kutsanmış, hastalıkları iyileştirdiği düşünülmüş, sofraların en nadide takımlarında yer bulmuş bir elementtir. Gümüşün kıymeti yalnızca fiziksel faydalarında değil, insana dair sembolik anlamlarında da saklıdır.
Gümüş ocağından çıktığında hamdır. Daha sonra işlenir saf hale getirilir. Kimi zaman külçe yapılır. Bazen de yapılarda değerlendirildiği gibi eşya ve takı olarak da kullanılır. Kalıba dökülür, şekil verilir, parlatılır. Gümüş, mikroorganizmalara karşı savaşır, saf kalır.
Her şeyin bir ömrü olduğu gibi gümüşte zamanla kararır. Ama onun en güzel tarafı, temizlenince ilk günkü gibi parlak hale gelmesinde gizlidir. Bu bize umudu hatırlatır. Bir başka bakışla, gümüş değerli ama ulaşılabilir bir metaldir de. Yani erişilmesi imkânsız olmadığı gibi sıradan da değildir. Modern bilime dahi katkı sunar. Onun antibakteriyel özelliğini kullanan sağlık sektörü, hastanelerin pansuman bezlerinde iyileştirici özelliğinden yararlanır. Yani şifa verici faydası da vardır.
Allah’ın yarattıkları ne kadar muhteşem değil mi? Sebepsiz ve hikmetsiz hiçbir şey yok şu kâinatta elhamdülillah…
Tıpkı böyle gümüş gibi değil midir iyi insanlar da. Dıştan bakıldığında sakin, parlak ama abartısız. İçinde ise mikrop kıran, karanlıkta ışık saçan bir öz barındırır. Kötülüğe bulaşmayan, kirlenmekten kaçan yürek sahipleri. Savaşır, kendi nurunu korumaya çalışır. Belki de işte tam burada başlar gümüş ile insanın kardeşliği.
Ne dersiniz?

Bir yanıt yazın