Hz. HUD a.s. (22. BÖLÜM)

You are currently viewing Hz. HUD a.s. (22. BÖLÜM)

Peki Kur’an neden peygamberleri kardeşler olarak tanıtıyor

  1. Tanınmaları. Yani hiç kimse o peygambere yabancı biridir demiyor. Çocukluğunu biliyor, doğumunu biliyor, gençliğini biliyor. Bazı istisna peygamberler olsa da geneli böyle.
  2. Soyu sopu biliniyor. Bu yüzden kimse farklı ithamlarda bulunmuyor.
  3. Nesep itibariyle yakınlıkları biliniyor. Kimse akrabalık bağlarını yok sayamıyor.
  4. Yakınlık nazara veriliyor. Kimse önyargılarının kurbanı olmasın isteniyor.
  5. Beşeriliyi hatırlatılıyor. Kimse insanüstü bir beklentiye girmesin deniyor.

Yani burada bir kardeş ifadesi kullanınca Kuran aslında neleri kastettiğine dair çok güzel bilgiler veriyor.

Tekrar konumuza devam edecek olursak şöyle bir noktaya sizin dikkatinizi çekmek istiyorum. Hz. Nuh a.s.’dan Hz. Hud a.s.’a geçişi özetlemek ve Ad kavmini kısaca tarif etmek gerekirse şöyle bir ifade kullanmamız zannediyorum ki yanlış olmaz : “Tufan ile gelen ama tuğyana düştüğü için helak olan bir kavim.”

            Hz. Nuh a.s.’ın kavmi tuğyana düştü ve helak oldu. O kavimden arda kalanlar yeni bir nesil oluşturdu ve Ad kavmi çıktı ortaya. Ama Ad kavmi Tufanla geldi bu noktaya. Ve sonunda oda tuğyana düştü. Tufandan kurtulanlar bir müddet sonra ne oldu inkâra ve kibre kapılıp farklı bir biçimde Allah’ın hoşnut olmayacağı şeylere meseleyi vardırdılar. Yeniden tuğyana düştüler. Allah da tuğyana düşen nesile de tekrardan bir helak ve bir azap gönderdi. Tabi iman edenler kurtuldu.

Peki bu Ad kavmi nasıl bir kavimdi? Kur’an-ı Ker’im de Bu kavmin Hususiyetlerine bakacak olursak:

  • Gücün Büyüsüne kapılmışlardı. (Fussilet suresi 15. Ayet)
  • Başarılarını put haline getirmişlerdi.(Fussilet Suresi 15. Ayet)
  • Kuvvetlerinin büyüklüğüne güvenmişlerdi.(Fussilet Suresi 15. Ayet)

—“Âd kavmine gelince onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar ve: “Bizden daha kuvvetli kim vardır?” dediler. Onlar kendilerini yaratan Allah’ın kendilerinden daha kuvvetli olduğunu görmediler mi? Onlar bizim âyetlerimizi bile bile inkâr ediyorlardı.” (Fussilet suresi 15. Ayet)

  • Heybetlerinin etkisi maltında kalmışlardı.(Araf Suresi 69. Ayet)

—“Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığı ile, size bir zikir gelmesine şaştınız mı? Düşünün ki (Allah) sizi, Nûh kavminden sonra, onların yerine hâkimler yaptı ve yaratılışta sizi onlardan üstün kıldı. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki, kurtuluşa eresiniz.” .(Araf Suresi 69. Ayet)

  • Kendilerinin özel insanlar olduğuna inanmışlardı. (Şuara Suresi 138. Ayet)

—“Biz azaba uğratılacak da değiliz.” . (Şuara Suresi 138. Ayet)

            Gördüğünüz gibi Ad kavmi Allah’a ait bütün alanlarda her şeyi kendilerine maletmiş, kibirde, taşkınlık yapmada ve büyüklenmede zirveye ulaşmış bir kavim. Yani başka bir değişle Ad kavmi hiçbir şekilde dine ve yaratıcıya ihtiyaç duymayan bir kavim. Bu yüzden Hz. Hud a.s.’ın kendilerine yaptığı bütün tebliği ve davetleri geri çevirdiler. Çünkü adamlar dine ihtiyaç duymuyorlar. Her şeyi kendilerinin yaptığına inanıyorlar. Kendilerinin yetmediği yerde putlar yapmışlar o misyonu putlara yükleyip sorunu halletmişler. Hatta bazı kaynaklarda Hz. Nuh a.s.’ın kavminden sonra putlara tapan ilk kavim olarak anlatılır. Kendisinin elinde olanların kendisine yettiğine inandırmış kendilerini. İşte biz buna müstağnilik diyoruz.

—“Ben bana yeterim diyor. Biz bize yeteriz diyor. Elimizdeki ve şu andaki mevcut haller zihnimizde bu noktada olan bilgiler bize yeter. Benim dine ihtiyacım yok Biz zaten en iyisini biliyoruz. Sen sanki bize ne anlatacaksın. Bildiğimiz şeyleri anlatıp duracaksın. Bizim bunlara ihtiyacımız yok diyorlar.”

İşte Ad kavmi böyle bir kavim ve Hz.Hud a.s. böyle bir kavminle mücadele veriyor. Ve kazandığı aynı atası Hz.Nuh a.s. gibi bir avuç inanan insan. Biz bu durumu asla başarısızlık olarak değerlendirmeyiz. Hz. Nuh a.s. başarısız olmadı ki Hz. Hud a.s. başarısız olsun. Başarıyı kitlelere ve sayıya bağlıyorsanız ve öğle değerlendiriyorsanız İslam tarihi boyunca, İnsanlık tarihi boyunca hidayet önderlerinin birçoğunu başarısız diye isimlendirmeniz gerekiyor. Ama öyle değil. İslam’ın başarı anlayışında ne var?

“Netice ilkelere sadakat ile alakalıdır.”

İlkelere sadık kalıp görevini yerine getirdiysen ister beş kişi olsun ister beş bin kişi fark etmez. Önemli olan değerlere sadakattir. Bu yüzden mesele asla ve asla sayı meselesi değil, mesele değerlere sadakat meselesidir.

Kur’an-ı kerimde Hz. Hud a.s. ile ilgili ayetleri bir sıralarsak şöyle bir tablo çıkar karşımıza:

TERTİP SIRASINA GÖRE                      NUZÜL SIRASINA GÖRE

Araf Suresi 65-72 (8 ayet)                 Fecr Suresi 6-8 (3 ayet) (Nübüvvetin 1. Yılı)

Hud Suresi 50-60 (11 ayet)               Şuara Suresi 123-140 (18 ayet) (Nübüvvetin 4. Yılı)

Mü’minun Suresi 31-42 (12 ayet)      Hakka Suresi 4-8 (5 ayet) (Nübüvvetin 5. Yılı)

Şuara Suresi 123-140 (18 ayet)          Zariyat Suresi 41-42 (2 ayet) (Nübüvvetin 5. Yılı)

Fussilet Suresi 14-16 (3 ayet)            Hud Suresi 50-60 (11 ayet) (Nübüvvetin 5. Yılı)

Ahkaf Suresi 21-26 (6 ayet)              Fussilet Suresi 14-16 (3 ayet) (Nübüvvetin 6. Yılı)

Zariyat Suresi 41-42 (2 ayet) Araf Suresi 65-72 (8 ayet) (Nübüvvetin 9. Yılı)

Kamer Suresi 18-22 (5 ayet)              Kamer Suresi 18-22 (5 ayet) (Nübüvvetin 9. Yılı)

Hakka Suresi 4-8 (5 ayet)                  Mü’minun Suresi 31-42 (12 ayet) (Nübüvvetin 12. Yılı)

Fecr Suresi 6-8 (3 ayet)                      Ahkaf Suresi 21-26 (6 ayet) (Nübüvvetin 12. Yılı)

            Yukarıdaki tabloya baktığımızda nübüvvetin ilk yılı rabbimiz indirdiği ayetlerle Müslümanların önüne hemen Hz. Hud a.s.’ı ve Ad kavmini koyuyor. Sonra Kur’an, diğer sureler ile Mekke halkını çok açık bir şekilde uyarıyor. Bir düşünün nübüvvetin 1. Yılında ne oldu ki Allah Fecr suresindeki bu ayetleri indirdi. 4. Yılda,5. Yılda ve diğer yıllarda neler oldu ki Cenab-ı Allah bu surelerdeki bu ayetleri indirdi. İşte bunların hepsini kavradığınız zaman Kur’an ile siyer arasındaki o bütünlüğe daha iyi anlamış oluyoruz. Bakın nübüvvetin 12. Yılında yüce Allah Mekkelilere hitaben gene ayetlerini indiriyor. Ve Ahkaf Suresinin 21 -26. Ayetlerini yolluyor. Ve yaratan sonunda Ahkaf suresi’nin 26. Ayeti ile sözü tamamlıyor:

—“ And olsun ki, biz onlara size vermediğimiz imkanlar vermiştik. Onlara kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri onlara hiçbir fayda sağlamadı. Çünkü onlar Allah’ın âyetlerini bile bile inkâr ediyorlardı. Alay etmekte oldukları şey de onları sarıp kuşattı.” (Ahkaf Suresi 26. Ayet)

            Biraz önce Hz. Hud a.s. ile ilgili saydığımız ayetlere bakacak olursak her bir ayette dikkatler başka bir konunun üzerinde toplandığını fark edeceğiz:

  • Araf Suresi 65-72 (8 ayet)                           Tebliğ ve Muhtevası

—“Âd (kavmin)e de kardeşleri Hûd’u (gönderdik): “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka bir ilâhınız yoktur. (O’na karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?” dedi.” (Araf Suresi 65. Ayet)

—“Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: “Biz seni bir çılgınlık içinde görüyoruz, ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz.” (Araf Suresi 66. Ayet)

—“(Hûd), “Ey kavmim! Bende çılgınlık yok, ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim.” dedi.” (Araf Suresi 67. Ayet)

—“Size Rabbimin gönderdiği gerçekleri tebliğ ediyorum ve ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm.” (Araf Suresi 68. Ayet)

—“Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığı ile, size bir zikir gelmesine şaştınız mı? Düşünün ki (Allah) sizi, Nûh kavminden sonra, onların yerine hâkimler yaptı ve yaratılışta sizi onlardan üstün kıldı. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki, kurtuluşa eresiniz.” (Araf Suresi 69. Ayet)

—“Dediler ki: “Ya, demek sen tek Allah’a kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını bırakalım diye mi (bize) geldin? Eğer doğrulardan isen bizi tehdit ettiğin (o azabı) bize getir!” (Araf Suresi 70. Ayet)

—“(Hûd) dedi ki: “Artık size Rabbinizden bir azap ve bir hışım inmiştir. Haklarında Allah’ın hiç bir delil indirmediği, sadece sizin ve atalarınızın taktığı kuru isimler hususunda benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse, şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!” (Araf Suresi 71. Ayet)

—“Onu ve onunla beraber olanları rahmetimizle kurtardık ve âyetlerimizi yalanlayıp da iman etmeyenlerin kökünü kestik.” (Araf Suresi 72. Ayet)

  • Hud Suresi 50-60 (11 ayet)                          Tebliğ ve Mücadelesi

—“Âd kavmine de kardeşleri Hud’u gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka bir ilâhınız yoktur. Siz sadece iftira edip duruyorsunuz.” (Hud Suresi 50. Ayet)

—“Ey kavmim! Bu iş için sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak beni yaratana aittir. Artık akıllanmayacak mısınız?” (Hud Suresi 51. Ayet)

—“Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret isteyin, sonra O’na tevbe edin ki, üzerinize gökten bol bol bereket indirsin ve sizi kuvvetinize kuvvet katarak çoğaltsın. Gelin günahkâr olarak dönüp gitmeyin.” (Hud Suresi 52. Ayet)

—“Dediler ki; “Ey Hud! Sen bize açık bir mucize getirmedin. Biz de senin sözünle tanrılarımızı terk etmeyiz. Ve biz sana inanmayız.” (Hud Suresi 53. Ayet)

—“Ancak şu kadarını diyebiliriz ki; “tanrılarımızdan bazısı seni fena çarpmış”. O da dedi ki; “Allah’ı şahit tutuyorum, siz de şahid olun ki ben, Allah’a koştuğunuz ortaklardan uzağım.” (Hud Suresi 54. Ayet)

—“O’ndan başka herşeyden uzağım, artık hepiniz toplanın bana istediğiniz tuzağı kurun, sonra hiç bekletmeyin.” (Hud Suresi 55. Ayet)

—“Ben muhakkak ki, hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah’a dayanmaktayım. Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, idaresi ve yönetimi O’nun elinde olmasın. Benim Rabbim, hiç şüphe yok ki, doğru yoldadır.” (Hud Suresi 56. Ayet)

—“Eğer, yine de yüz çevirirseniz, ben size ne ile gönderilmişsem, işte onu tebliğ ettim. Ayrıca Rabbim, sizin yerinize başka bir kavmi getirir de siz O’na zerrece zarar veremezsiniz. Hiç şüphesiz O, herşeyi koruyup gözetendir.” (Hud Suresi 57. Ayet)

—“Ne zaman ki emrimiz geldi, Hud’u ve beraberindeki iman edenleri, tarafımızdan bir rahmet ile kurtardık, ayrıca onları çok ağır bir azaptan da kurtardık.” (Hud Suresi 58. Ayet)

—“İşte Âd kavmi buydu. Rablerinin âyetlerini bile bile inkâr ettiler ve peygamberlerine isyan ettiler. Başa geçen her zorbanın emrine uyup arkasından gittiler.” (Hud Suresi 59. Ayet)

—“Hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde bir lânetle izlendiler. Bilin ki, Âd kavmi, gerçekten Rablerini inkâr ettiler. Yine bilin ki, Hud’un kavmi olan Âd, defolup gittiler.” (Hud Suresi 60. Ayet)

  • Mü’minun Suresi 31-42 (12 ayet)               Tebliğ ve itirazları

—“Sonra onların ardından bir başka nesil getirdik.“ (Mü’minun Suresi 31. Ayet)

–“Bunun üzerine, onlar arasından kendilerine, “Allah’a kulluk edin; çünkü sizin O’ndan başka bir tanrınız yoktur. Hâlâ Allah’tan korkmaz mısınız? (mesajını ileten) bir resul gönderdik.” (Mü’minun Suresi 32. Ayet)

—“Onun kavminden, kâfir olup ahirete ulaşmayı yalanlayan ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz kodaman güruh dedi ki: “Bu dediler, sadece sizin gibi bir insandır; sizin yediğinizden yer, sizin içtiğinizden içer.” (Mü’minun Suresi 33. Ayet)

—“Gerçekten, tıpkı kendiniz gibi bir beşere itaat ederseniz herhalde ziyan edersiniz.” (Mü’minun Suresi 34. Ayet)

—“Size, öldüğünüz, toprak ve kemik yığını haline geldiğinizde, mutlak surette sizin (tekrar) meydana çıkarılacağınızı mı vaad ediyor?” (Mü’minun Suresi 35. Ayet)

—“Heyhât o size vaad edilen şey ne kadar uzak!” (Mü’minun Suresi 36. Ayet)

—“Dünya hayatından başka gerçek yoktur. (Kimimiz) ölürüz, (kimimiz) yaşarız; bir daha diriltilecek değiliz.” (Mü’minun Suresi 37. Ayet)

—“Bu adam, sadece Allah hakkında yalan uyduran bir kimsedir; biz ona inanmıyoruz.” (Mü’minun Suresi 38. Ayet)

—“O Peygamber: “Rabbim, dedi, beni yalanlamalarına karşı bana yardımcı ol!” (Mü’minun Suresi 39. Ayet)

—“Allah şöyle buyurdu: “Pek yakında onlar pişman olacaklar!” (Mü’minun Suresi 40. Ayet)

—“Nitekim, Hak tarafından korkuç bir ses yakalayıverdi onları! Kendilerini hemen çepeçevre kuşattık. Zalimler topluluğunun canı cehenneme!” (Mü’minun Suresi 41. Ayet)

—“Sonra onların ardından bir başka nesil getirdik.” (Mü’minun Suresi 42. Ayet)

  • Şuara Suresi 123-140 (18 ayet)                   Tebliğ ve Tepkileri

—“Âd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti.” (Şuara Suresi 123. Ayet)

—“Hani kardeşleri Hûd onlara şöyle demişti: “Siz Allah’tan korkmaz mısınız?” (Şuara Suresi 124. Ayet)

—“Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmiş, güvenilir bir Peygamberim.” (Şuara Suresi 125. Ayet)

—“Gelin artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin.” (Şuara Suresi 126. Ayet)

—“Buna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir. ” (Şuara Suresi 127. Ayet)

—“Siz her tepeye bir alâmet bina edip eğlenir durur musunuz?” (Şuara Suresi 128. Ayet)

—“Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz?” (Şuara Suresi 129. Ayet)

—“Hem tuttuğunuz zaman merhametsiz zorbalar gibi tutuyorsunuz.” (Şuara Suresi 130. Ayet)

—“Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin.” (Şuara Suresi 131. Ayet)

—“O Allah’tan korkun ki, size o bildiğiniz şeyleri vermekte,” (Şuara Suresi 132. Ayet)

—“Davarlar, oğullar,” (Şuara Suresi 133. Ayet)

—“Cennet gibi bağlar, bahçeler, pınarlar ihsan etmektedir.” (Şuara Suresi 134. Ayet)

—“Cidden ben sizin hakkınızda büyük bir günün azabından korkuyorum.” (Şuara Suresi 135. Ayet)

—“Dediler ki: “Sen ha vaaz etmişsin, ha vaaz edenlerden olmamışsın, bizce birdir.” (Şuara Suresi 136. Ayet)

—“Bu sırf eskilerin âdetidir.” (Şuara Suresi 137. Ayet)

—“Biz azaba uğratılacak da değiliz.” (Şuara Suresi 138. Ayet)

—“Böylece onu yalancı saydılar; biz de kendilerini helak ettik. Şüphesiz bunda mutlak bir âyet (alınacak bir ders) vardır, ama çokları iman etmiş değillerdir.” (Şuara Suresi 139. Ayet)

—“Ve şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.” (Şuara Suresi 140. Ayet)

  • Fussilet Suresi 14-16 (3 ayet)                      Büyüklenmeleri ve Sonucu

—“Onlara Allah’tan başkasına kulluk etmeyin diye önlerinden ve arkalarından peygamberler geldiği zaman: “Eğer Rabbimiz dileseydi mutlaka melekler indirirdi. Biz sizin tebliğ için gönderildiğiniz şeylere inanmayız.” dediler.” (Fussile Suresi 14. Ayet)

—“Âd kavmine gelince onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar ve: “Bizden daha kuvvetli kim vardır?” dediler. Onlar kendilerini yaratan Allah’ın kendilerinden daha kuvvetli olduğunu görmediler mi? Onlar bizim âyetlerimizi bile bile inkâr ediyorlardı.” (Fussile Suresi 15. Ayet)

—“Bu yüzden biz de onlara dünya hayatında rezillik azabını tattırmak için o uğursuz günlerde dondurucu bir kasırga gönderdik. Ahiret azabı ise elbette daha çok rezil edicidir. Onlara yardım da edilmeyecektir.” (Fussile Suresi 15. Ayet)

  • Ahkaf Suresi 21-26 (6 ayet)                                    Cehaletleri ve Bedeli

—“Ey Muhammed! Âd kavminin kardeşi Hud’u hatırla. Hani O, Ahkâf denilen yerde kavmini uyarmıştı. O’ndan önce ve sonra da nice peygamberler gelip geçmiştir. Hud, kavmine: “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin. Çünkü ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum.” demişti.” (Ahkaf Suresi 21. Ayet)

—“Onlar: “Sen bizi ilâhlarımızdan çevirmek için mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen o bize vaad edip durduğun azabı haydi getir.” dediler.” (Ahkaf Suresi 22. Ayet)

—“Hud: “O azabın ne zaman geleceğine dair ilim Allah katındadır. Ben size benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum.” dedi.” (Ahkaf Suresi 23. Ayet)

—“O azabı, vadilerine doğru yayılan bir bulut halinde gördükleri zaman: “Bu bize yağmur yağdıracak yaygın bir buluttur.” dediler. Hud ise: “O sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir. O bir rüzgârdır ki, içerisinde acı bir azab vardır.” (Ahkaf Suresi 24. Ayet)

—“O rüzgâr, Rabbinin emri ile herşeyi yıkar mahveder.” dedi. Nihayet helâk oldular ve evlerinden başka hiçbir şey görünmez oldu. İşte biz günahkâr kavmi böyle cezalandırırız.” (Ahkaf Suresi 25. Ayet)

—“And olsun ki, biz onlara size vermediğimiz imkanlar vermiştik. Onlara kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri onlara hiçbir fayda sağlamadı. Çünkü onlar Allah’ın âyetlerini bile bile inkâr ediyorlardı. Alay etmekte oldukları şey de onları sarıp kuşattı.”  (Ahkaf Suresi 26. Ayet)

  • Zariyat Suresi 41-42 (2 ayet)                       Gelen Azap ve Neticesi

—“Âd kavminin helâkinde de bir ibret vardır. Hani biz onların üzerine köklerini kesecek bir rüzgar göndermiştik.” (Zariyat Suresi 41. Ayet)

—“O rüzgar üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül gibi dağıtıyordu.” (Zariyat Suresi 42. Ayet)

  • Kamer Suresi 18-22 (5 ayet)                                   Azabın Muhtevası ve Şiddeti

—“Âd (kavmi) da yalanladı, azabım ve uyarılarım nasıl oldu?” (Kamer Suresi 18. Ayet)

—“Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar gönderdik.” (Kamer Suresi 19. Ayet)

—“(O rüzgar) insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.” (Kamer Suresi 20. Ayet)

—“Nasılmış benim azabım ve uyarım?” (Kamer Suresi 21. Ayet)

—“Andolsun biz Kur’ân’ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?” (Kamer Suresi 22. Ayet)

  • Hakka Suresi 4-8 (5 ayet)                            Azabın Şiddeti ve Süresi

—“Semûd ve Âd, kapılarını çalacak olan o felaketi yalan saymışlardı.” (Hakka Suresi 4. Ayet)

—“Semûd kavmi korkunç bir sesle yok edildi.” (Hakka Suresi 5. Ayet)

—“Âd kavmi ise gürültülü ve azgın bir fırtına ile yok edildiler.” (Hakka Suresi 6. Ayet)

—“Allah o fırtınayı üzerlerine yedi gece sekiz gündüz musallat etmişti. Öyle ki, o kavmi içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.” (Hakka Suresi 7. Ayet)

—“Bak şimdi görebilir misin onlardan bir kalıntı?” (Hakka Suresi 8. Ayet)

  • Fecr Suresi 6-8 (3 ayet)                                Verilen nimet ve büyüklüğü

—“Görmedin mi Rabbin ne yaptı Âd kavmine?” (Fecr Suresi 6. Ayet)

—“Sütunlar sahibi İrem’e?” (Fecr Suresi 7. Ayet)

—“Ki ülkeler içinde onun benzeri yaratılmamıştı.” (Fecr Suresi 8. Ayet)

Mesela Hakka Suresinin 4-8. Ayetlerinde Cenab-ı Allah azabın süresini bize bildiriyor. Bakın bu çok ilginç bir şey. Bakın Kur’an başka peygamber kıssalarında böyle bir bilgi vermiyor. Ama Burada vermiş bize. Merceğin nerede olduğunu görmek işte bu yüzden çok önemli. Çünkü mercek neredeyse mesaj oradadır.

Bir yanıt yazın