1. Maddeye devam ediyoruz. Neydi 1. Madde : Hz. Nuh a.s. kavmini neye ve nasıl davet etti. Şu ana kadar neye davet ettiğini gördük ve öğrendik. Peki Hz. Nuh a.s. kavmini nasıl davet etti : Her zaman olduğu gibi bu konuda ki bütün detayları gene Kur’an dan öğreniyoruz.
• Derin bir şefkat ile (Araf Suresi 59. Ayet)
—“Andolsun ki Nûh’u elçi olarak kavmine gönderdik de dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin sizin O’ndan başka bir ilâhınız yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum.” (Araf Suresi 59. Ayet)
• Güçlü bir emniyet ile (Şuara Suresi 107. Ayet)
—“Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmiş güvenilir bir Peygamberim.” (Şuara Suresi 107. Ayet)
• Hiçbir ücret istememek ile (Yunus Suresi 72. Ayet)
—“Eğer yüz çevirirseniz çevirin, ben de sizden bir ücret istemedim ya! Benim mükafatımı ancak Allah verir. Ve ben O’nun emrine boyun eğen müslümanlardan olmakla emrolundum.” (Yunus Suresi 72. Ayet)
• Müthiş bir ısrar ve tekrar ile (Nuh Suresi 5. Ayet)
—“Nûh dedi ki: “Ey Rabbim! Ben kavmimi gece gündüz davet ettim.” (Nuh Suresi 5. Ayet)
• Meşru vasıta ve yöntemleri kullanmak ile (Nuh Suresi 9 ayet)
—“Sonra hem ilan ederek söyledim onlara, hem gizli gizli. ” (Nuh Suresi 9 ayet)
• İnkârcıların oluşturdukları yanlış algıları düzeltmek ile (Nuh Suresi 11. ve 12 ayetler)
—“Üzerinize gökten bol yağmur yağdırsın.” (Nuh Suresi 11. ayet)
—“Mallar ve oğullar vererek sizin imdadınıza koşsun. Sizin için bahçeler yapsın, ırmaklar yapsın.” (Nuh Suresi 12. ayet)
• Sadece kendisine indirilen vahiy değil kainat ayetleri ile (Nuh Suresi 13. ve 20. Ayetler arası)
—“Niçin siz Allah’a bir vakar yakıştıramıyorsunuz?” (Nuh Suresi 13. Ayet)
—“Oysa o sizi aşama aşama yaratmıştır.” (Nuh Suresi 14. Ayet)
—“Görmediniz mi Allah yedi göğü uygun tabakalar halinde nasıl yaratmış?” (Nuh Suresi 15. Ayet)
—“Ve Ay’ı bunların içinde bir nur yapmış, güneşi de bir lamba kılmış.” (Nuh Suresi 16. Ayet)
—“Allah sizi yerden bir bitki bitirir gibi bitirdi.” (Nuh Suresi 17. Ayet)
—“Sonra sizi tekrar oraya geri çevirecek ve tekrar çıkaracaktır.” (Nuh Suresi 18. Ayet)
—“Allah sizin için yeri bir yaygı yapmıştır.” (Nuh Suresi 19. Ayet)
—“Ki, ondan açılan geniş geniş yollarda gidesiniz.” (Nuh Suresi 20. Ayet)
Hz. Nuh a.s. diyor ki :
—“Nuh dedi ki: Ey Rabbim Vallahi ben bu kavmi gece gündüz çağırdım.” (Nuh Suresi 5. Ayet)
Ortada 950 sene boyunca gece gündüz verilen bir mücadele var. Bu tebliğ mücadelesi öğle fırsat buldukça yapılan bir iş değil. Bir peygamber için böyle bir şey söz konusu olamaz. O yüzden Hz. Nuh a.s.’ın bu mücadelesindeki azmin ne boyutta olduğunu sizlerin hayal gücünüze bırakıyorum.
—“Sonra onlarla hem açıktan açığa hem gizli gizli konuştum” (Nuh Suresi 9. Ayet)
Bu ayeti şöyle anlamak durumundayız:
—“Yarabbi; onların peşlerine tek tek düştüm ama olmadı, grup grup çağırdım olmadı, arkalarına düştüm evlerine gittim, iş yerlerine gittim ama olmadı. Bir sıkıntıları ve dertleri olduğu zaman koştum ama beni gene dinlemedi.”
Yani Hz. Nuh a.s. kendini paralıyor ama inkârcılar hiç boş durmuyor. Hz. Nuh a.s. ve ona inanan müminler hakkında bir sürü dedikodu çıkarıyorlar. Yalanlar, iftiralar ve niceleri. Hz. Nuh a.s. birde bu insanların oluşturdukları algılara karşı mücadele veriyor. Çünkü suçu kabullenecek, ya da onların söylediklerinin kendisinin üzerinde kalması gibi bir gaflete düşürse bu sefer inkarcılara fırsat vermiş olacak. Hz. Nuh a.s. birde bu noktada mücadele veriyor.
Hz Nuh a.s. karşısındaki muhatap kitleye bir tebliğ ile bir çok şeyler anlatıyor ama adamlar dinlemiyor. Bu işin zorluğunu anlayabilmek için öncelikle bir tebliğci de ve davetçide olması gereken vasıflara bir göz atalım:
Bir tebliğci de ve davetçide olması gereken 7 tane vasıf vardır:
• Şevkat
• Emniyet
• Beklentisizlik
• İstikrar
• Yöntem
• Tanıma
• İlim
Bu yedi tane vasıf davetçi ve tebliğci olarak kendisini nitelendiren insanların hayatlarında olması gereken çok önemli unsurlar. Tabii burada yani bu yedi maddede olmayan ama bütün peygamberlerde olan ortak özellik ne? Temsil.
İbn-i haldun’un bir sözü vardır:
—“Suyun suya benzediği gibi tarihte tarihe benzer.”
Hz. Nuh a.s.’ın döneminde insanlar nasıldı, bir de şimdiki döneme bakın insanlar nasıl. Aslında insanlık devam ettiği müddetçe aletler değişecek ama adetler değişmeyecek.
Hz Nuh a.s.’ın karşısında üç çeşit muhatap kitle var :
• Ebrarü’n – Nas (İnsanların İyileri)
• Ekserü’n – Nas (İnsanların Çoğunluğu)
• Meleü’n mine’n – Nas (İnsanların ileri gelenleri)
Bu üç tane zümreye karşı Hz. Nuh a.s. mücadele verdi.
- Ebrarü’n – nas onun yanındaydı.
- Ekserü’n – nas onun karşısında,
- Meleü’n mine’n – nas onun karşısında. Ve Mele, ekserü’n nas’ı da yönlendiriyor.
Buhari’de geçen bir hadis var. Ebu Said El hudri de bize naklediyor. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem bize diyor ki:
—“ Allahu teala Hz Nuh’un kıyamet günü sorguya çekecek. Nuh Aleyhisselam’a ey Nuh şu kavmine sen risaleti tebliğ ettin mi. Risalet görevinin gereğini yerine getirdin mi? Nuh Aleyhisselam da diyecek ki evet Rabbim onlara Hakkı tebliğ ettim. Allah Teala dönecek kavme soracak. Nuh risaleti size tebliğ ettiğini söylüyor. Nuh size risaletini tebliğ ettiğimi. Nuh’un kavmi diyecek ki hayır etmedi. Allah dönecek tekrardan Nuh Aleyhisselam’a soracak. Kavmin senin tebliğ ettiğini kabul etmiyor. Var mı senin şahidin. Nuh Aleyhisselam diyecek ki var. Söyle o zaman şahidin kim. Diyecek. Nuh, Muhammed ve onun ümmeti diyecek.” (Sahih Buhari – Cilt 6, Kitap 60, Hadis 14)
Bu hadisin delili de gene bakara suresindedir:
—“Ve işte böyle, sizi ortada yürüyen bir ümmet kıldık ki, siz bütün insanlar üzerine adalet örneği ve hakkın şahitleri olasınız, Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun. Daha önce içinde durduğun Kâ’be’yi kıble yapmamız da şunun içindir: Peygamber’in izince gidecekleri, iki ökçesi üzerinde geri döneceklerden ayıralım. Bu iş elbette Allah’ın hidayet ettiği kimselerin dışındakilere çok ağır gelecekti. Allah imanınızı kaybedecek değildir. Hiç şüphesiz Allah, bütün insanlara çok şefkatlidir, çok merhametlidir.” (Bakara Suresi 143. Ayet)
Ümmeti muhammed, insanlık içerisinden çıkarılmış en hayırlı Ümmettir. İşte biz o gün Hz. Nuh a.s. A ve diğerlerine şahitlik edeceğiz.
Aslında ben ve benim gibi nice insanlar şehadet adına görevimizi yerine getirmek için bunları anlatıyoruz. Hakkı tebliğ edip etmediğimize dair sorguya çekildiğimizde bize kim şahitlik edecek bilmiyorum. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun.
Biz Hz.Nuh a.s. üzerinden çok ama çok şey öğreniriz de özellikle
- Temsil
- Tebliğ
- Takva
- Teselli
- Tevekkül
Noktasında çok şey öğreniriz. Temsil İslam’ın yaşanarak gösterilmesidir. Onun arkasından tebliğ gelir. Tebliğin başından sonuna kadar istikrarla yürümesinin azığı da Takvadır. Takva olmazsa olmaz. Bu iş gerçekten çok zor bir iştir. O kadar zor ki inanın ki normal şartlarda muhatap olmayacağınız nice adamlarla bu yola çıktığınız zaman muhatap oluyorsunuz. İnsan yükü taşınması çok ağır bir büyüktür. O ağır yükü ancak teselli ile taşıyabilirsiniz. İşte Hz. Nuh a.s. onu da bize öğretiyor. Ve en sonunda Allah’a tevekkül ederek, hiçbir şeyi vekil tutmayarak işimizin sonucunu, başarıyı, başarısızlığı ve ne varsa hepsini en sonunda da işin bidayetinden itibaren Allah’a tevekkül ederek meseleyi sonuca vardırmak. Bir de bunları öğretiyor bize Hz. Nuh a.s.
Hz. Nuh a.s. gece gündüz mücadele etti Yetmedi gizliden ya da açıktan tebliğ etti. O da yetmedi bazen tek tek, bazen de toplu olarak yani kullanılabilecek her türlü vesileyi kullanarak Allah’ın dinini insanlara ulaştırmak adına bir azim sergiledi. Öğle bir tebliğ ki o tebliğ ayrı bir sevda.
Tabi bu işin birde Takva boyutu var. Yani kötülüğe karşı sergilenecek Takva modeli. Kötülük iyileri kötüleştirmedi. Kötülüğün umumi hale gelmesi, iyilerin kalitesini de düşürmedi. (Ebrar’ı hatırlayın.) Çünkü oradaki o iyilik, iyilik olarak başladı iyilik olarak da devam etti. Biz bunun en güzel örneğini Hz Nuh a.s.’ın o güzel hayatında görüyoruz. Kötülüğe karşı sergilenecek en güzel Takva modeli budur işte.
Peki bütün mücadelelere rağmen olumsuzluklara karşı Hz. Nuh a.s.’da Tesellici bir duruş vardı. Bahane yok, küsmek de yok. Kimseye fatura çıkarmak da yok. İslam’a geldiler diye kimseyi minnet altına sokma gibi bir durum da yok. Benim babamın tekkesine gelmiyor ki bana minnet etsin. O İslam’a geldiği için o noktada Allah’a şükür etmesi gerekir. Bunu Müslümanlara minnet vesilesi olarak takdim etmek ve bunun üzerinden birilerini farklı bir boyunduruk altına sokmak, bu davayı anlamamış İnsanların yapacağı iştir. Dolayısıyla burada öyle bir şeyin olmadığını da görüyoruz Hz Nuh a.s.’da.
Ve son olarak Hz. Nuh a.s. da derin bir tevekkül görüyoruz. Neler gördü, neler geçirdi. Ona rağmen tevekkülden en ufak bir ödün, en ufak bir taviz ve en ufak bir düşünce bile aklına gelmedi. En sonunda bıçak kemiğe dayandı.
————————————————————————————————————————————
KAYNAK : Mealler, Elmalılı Hamdi Yazır Meali, Asım Köksal Peygamberler Tarihi
