Aziz kitabımız Kur’an-ı Kerim bize Semud Kavminin yaşadığı yer olan Hicir bölgesini anlattı, şehirlerini anlattı. evlerini anlattı, devlet yapılarına ait bilgiler verdi, inanç sistemlerine ait bazı şeyleri söyledi, sosyal ve kültürel hayatlarına ait bilgiler edindirdi. İyide Kur’an’ın derdi ne ki bir kavim için yüzyıllarca insanlara bu bilgileri versin. Buna ne gerek var. Milattan önce 2000 bilmem kaç yılında yaşamış bir kavmin ev yapılarından bize ne. Onların sosyal yapılarından ve kültürel yapılarından bize ne. Şunu unutmamak gerekir ki eğer Kur’an bir konudan bahsediyorsa ve bu konu hakkında çok detaylı bilgiler veriyorsa orada muhakkak alınması gereken bir mesaj vardır. Biz Semud Kavminden almamız gerek mesaja İBRET dedik. Demek ki Kur’an Semud Kavmini bize ibretle anlatıyor. Bize gerçekten onların üzerinden çok ciddi mesajlar veriyor. Aslında biz Semud kavmini okuyoruz ama işin içerisine girdiğimiz zaman bugünün Salih’i olarak kendi tarihimizi okuyoruz. Şu anda risalet vazifesi Hz. Salih a.s.’ın üzerinden bir mü’min olarak bize intikal etmiş. Bizim karşımızda Semud kavmi gibi bir kavram var. O kavramla nasıl mücadele edileceğini ve yöntemini bu aziz kitap tarihteki Semud’un üzerinden ve onlara gönderilen peygamber üzerinden bizlere veriyor. Mesela bu kadar önemli.
Kur’an’ın bize verdiği mesajı daha iyi anlamak açısından Semud Kavmini tanıma adına konuyu biraz açacarsak, Semud Kavmini iki konuda incelememiz gerekir.
- Sosyal ve Kültürel Açıdan Semud Kavmi
- İnanç Yapıları itibari ile Semud Kavmi
- Sosyal ve Kültürel Açıdan Semud Kavmi
- Kendilerini seçkin olarak gören bir topluluğun (mele) ciddi etkisi altında olan bir kavmidi. (Araf Süresi 75. Ayet)
—“Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, içlerinden zayıf görünen müminlere: “Siz, dediler, Sâlih’in, gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?” (Onlar da): “(Evet), doğrusu biz onunla gönderilene inananlarız!” dediler.” (Araf Süresi 75. Ayet)
Her toplumda olduğu gibi Semut Kavmin’de de ezenler ve ezilenler var. Ezilenlere Kur’an Mustazaf diyor. Ama Kur’an da ki Muztazaflara baktığımızda hepsi bir değil. Mesela yeren mustazaflar var, yerilen mustazaflar var, övülen mustazaflar var. Mazlum olmak her zaman, Allah’ın nazarında övgüyü hak ettirmiyor. Bazen mazlum olmak yani ezilmek yerilmeyi getirebilir. Onun için Kur’an mustazafları bize üç sınıfta anlatıyor. bazılarını yeriyor, bazılarına açılıyor, bazılarını övüyor. Mesele övülen mustazaflardan olmaktır.
Ancak Semut Kavminde zalimler var, mele var, elinden geldiğince mustazafları ezen, algıları yöneten, insanlaın üzerinde hükümranlık kuran, bazılarına hayat hakkı vermeyen bir zümre var.
- Nasihatlere, uyarılara ve tebliğe kapalı bir kavimdi. (Araf Süresi 79. Ayet)
—“ Sâlih de o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: “Ey kavmim! And olsun ki ben size Rabbimin elçiliğini tebliğ ettim ve size öğüt verdim, fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.” (Araf Süresi 79. Ayet)
Bunun sebebi kendilerini her konuda yeterli gördükleri için. İşte kibir bu zaten.
- Bahçeleri, pınarları, ekinleri, hurmaları çok olan bir kavimdi. (Şuara suresi 146.-148. Ayetler)
—“ Siz burada güven içinde bırakılacak mısınız?” (Şuara suresi 146. Ayet)
—“Bahçelerin, pınarların içinde.” (Şuara suresi 147. Ayet)
—“Ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalar arasında.” (Şuara suresi 148. Ayet)
Bakın daha önceden bir şey söylemiştik. Suları az demiştik. İlk bakışta bu ayet ile bizim söylediklerimiz çelişiyor gibi görünebilir. Ama işin aslı başka. Semud Kavmi öğle bir sistem kurmuşlar ki, kurdukları bu sistem ile yağmur sularını çok iyi muhafaza ediyorlar ve bu suyu tarımda ve ihtiyaçlarında kullanıyorlar.
- Dağları oyup çok sağlam evler yapıp, o evlerde hep emniyet içerisinde kalacaklarına inanan bir kavimdi. (Şuara süresi 149. Ayet)
—“Ki bir de dağlardan keyifli keyifli kâşâneler oyuyorsunuz.” (Şuara süresi 149. Ayet)
Daha önceden dağları oyup nasıl evler yaptıklarından bahsetmiş, hatta birkaç tane de resim göstermiştim. Dağları oyup evlerini oralara yapmalarının sebebini de söylemiştim. Neydi o sebep? Diyorlar ki
—“Ad Kavmi sağlam binalar yaptılar, yüksek sütunlar yaptılar ama azaba dayanamadılar. Biz evlerimizi dağlara oyacağız, dağlardan daha güçlü yapılar oluşturacağız. O azap bize dokunmayacak.”
Tabi öğle olmadığına bire bir şahit oldular zaten.
- Kendilerine verilen nimetlerden dolayı şımaran ve israfa dalan birkavimdi. (Şuara Süresi 149. Ayet)
—“Ki bir de dağlardan keyifli keyifli kâşâneler oyuyorsunuz.” (Şuara Süresi 149. Ayet)
İsraf Semut Kavminin en önemli hastalıklarından bir tanesiydi. Şımarma ve azgınlık peşi sıra geliyor.
- Bulundukları yerde bozgunculuk yapıp ıslahı değil fesadı yaygınlaştıran bir kavim idi. (Şuara Suresi 151.- 152. Ayetler)
—“”Yeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyen bozguncuların emrine uymayın.” (Şuara Suresi 151.- 152. Ayetler)
- Tebliğden sonra inananlar ve inkâr edenler olarak ikiye ayrılan ve birbirleriyle mücadeleye girişen bir kavim idi. (Neml Suresi 45. Ayet)
—“Andolsun ki, Allah’a ibadet edin diye Semud’a da kardeşleri Salih’i gönderdik. Hemen birbirleriyle çekişen iki zümre oluverdiler.” (Neml Suresi 45. Ayet)
Hz. Salih a.s.’a . Ne dediler biliyor musunuz?
—“Ya biz birdik. Sen geldin içimizde ikilik oldu. Hepimiz aynıydık. Ama sen geldin içimize fitne soktun ve bizi ikiye ayırdın.”
- İçlerinde çok tehlikeli dokuz kişilik bir çete veya 9 çete bulunduran bir kavim idi. (Neml Süresi 48. Ayet)
—“O şehirde dokuz çete vardı ki, bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı.” (Neml Süresi 48. Ayet)
İşte Semud Kavmi sosyal ve kültüğrel olarak böyle.
Peki inanç itibariyle Semud Kavmine bakacak olursak
- İnanç Yapıları itibari ile Semud Kavmi
- Tevhitten ve hidayetten sonra şirke ve dalalete sapan bir kavim idi. (Fussilet Suresi 17. Ayet)
—“ Semûd kavmine gelince, biz onlara doğru yolu gösterdik. Fakat onlar körlüğü doğru yola tercih ettiler. Bunun üzerine kazandıkları kötülük yüzünden alçaltıcı azabın yıldırımı onları çarpıverdi.” (Fussilet Suresi 17. Ayet)
- Allah’a ortaklar koşan ve putlara tapan bir kavim idi. (Araf Süresi 73. Ayet)
—“ Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih’i (gönderdik): “Ey kavmim dedi, Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka bir ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi. İşte şu, Allah’ın devesi, size bir mucizedir; bırakın onu Allah’ın yeryüzünde yesin (içsin), sakın ona bir kötülük etmeyin, yoksa sizi acı bir azap yakalar.” (Araf Süresi 73. Ayet)
- Kendi içlerinden birinin peygamber olmasını kabullenemeyen bir kavim idi. (Araf Suresi 75. Ayet)
—“ Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, içlerinden zayıf görünen müminlere: “Siz, dediler, Sâlih’in, gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?” (Onlar da): “(Evet), doğrusu biz onunla gönderilene inananlarız!” dediler.” (Araf Suresi 75. Ayet)
- Elçinin beşer olmasını bir türlü alamayan bir kavim idi. (Kamer süresi 24. Ayet)
—“ “Bizden bir insana mı uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık içine düşmüş oluruz.” dediler.” (Kamer süresi 24. Ayet)
- İnanmak için sürekli mucize isteyen, gelen mucizeyi de yalanlayan bir kavimdi. (Şems Suresi 14. Ayet)
—“ Fakat onlar peygamberi yalanlayıp deveyi kestiler. Rableri de günahlarını başlarına geçiriverdi de orayı dümdüz etti.” (Şems Suresi 14. Ayet)
- Kendilerine asla bir azabın gelmeyeceğine inanan, bundan dolayı da azap uyarılarını alaya alan bir kavimdi. (Araf Süresi 77. Ayet)
—“ erken dişi deveyi boğazladılar ve Rablerinin buyruğundan dışarı çıktılar; “Ey Sâlih, eğer hakikaten elçilerdensen, bizi tehdit ettiğin (o azabı) bize getir! “dediler.” (Araf Süresi 77. Ayet)
Bazı tarihi rivayetlere göre Hz. Salih a.s.’ın tebliğ mücadelesi yirmi yıl sürüyor. Yani diğer peygamberler kadar çok uzun değil, 20 yıl. 20 yılın sonunda da o azap onlara gelmiş oluyor.
Kur’an-ı Kerim’e, mesajları İtibari ile Hz. Salih a.s. ve Semut Kavmine bakacak olursak
Araf Suresi 73-79 7 Ayet Tebliğin Muhtevası ve Tepkileri
Hud Suresi 61-68 8 Ayet Tebliğin Muhtevası ve Neticeleri
Hicr Suresi 80-84 5 Ayet Kavmin Özellikleri ve Azap
İsra Suresi 59 1 Ayet Gönderilen Mucize ve Neticeleri
Şuara Suresi 141-159 19 Ayet Tebliğin Usulü ve Tepkiler
Neml Suresi 45-53 9 Ayet Tebliğin Üslubu ve Tepkiler
Fussilet Suresi 17-18 2 Ayet Kavmin İnanç Yapıları ve Azap
Zariyat Suresi 43-45 3 Ayet Azabın İçeriği Ve Şiddeti
Kamer Suresi 23-31 9 Ayet Mucizenin İçeriği ve Tepkileri
Hakka Suresi 4-5 2 Ayet Azabı Yalanlamaları ve Neticesi
Fecr Suresi 9-14 6 Ayet Büyüklenmeleri ve Yok oluşları
Şems Suresi 11-15 5 Ayet Mucizeye Tepkiler ve Azap
Peki birde bu ayetlerin Nüzul sırasına göre dizilişlerine bir bakalım. Bu sıralama çok önemli. Çünkü her ayetin indiği zaman süreci, verdiği mesajla örtüşüyor.
Fecr Suresi 9-14 Nübüvvetin 1. Yılı
Şems Suresi 11-15 Nübüvvetin 3. Yılı
Şuara Suresi 141-159 Nübüvvetin 4. Yılı
Hakka Suresi 4-5 Nübüvvetin 5. Yılı
Zariyat Suresi 43-45 Nübüvvetin 5. Yılı
Neml Suresi 45-53 Nübüvvetin 5. Yılı
Hud Suresi 61-68 Nübüvvetin 5. Yılı
Fussilet Suresi 17-18 Nübüvvetin 6. Yılı
Araf Suresi 73-79 Nübüvvetin 9. Yılı
Kamer Suresi 23-31 Nübüvvetin 9 Yılı
Hicr Suresi 80-84 Nübüvvetin 10. Yılı
İsra Suresi 59 Nübüvvetin 10. Yılı
Neden bu ayet burada nazil oldu? Sorusu âyetten bizim istifademizi inanılmaz derecede arttıracak. Sadece 2 tanesi için kısaca bir şey söyleyeyim. Bakın, Şems süresi ile Hicr Suresi… Şems süresi ne zaman indi? Nübüvvetin 3. Yılında. Aslında şems süresi 2 parça da geliyor. ilk 10 ayet nübüvvetin birinci yılın sonunda iniyor. 10 birle 15 nübüvvetin üçüncü yılının sonlarında iniyor. Üçüncü yılın sonunda Mekke’de nasıl bir durum var? Sözlü ve fiili işkenceler artmış, nefes alamıyor Müslümanlar. İşte böyle bir ortamda Allah bu ayetleri indiriyor. Mesajın 3 tane muhatabı var.
Birinci muhatap Mekkeliler. Eyy azgınlaşıp tuğyan içinde olan Mekkeliler… Sizden öncede Semud Kavmi tuğyan içerisindeydi. Allah o tuğyanlarının sonucunda onları helak etti. Sizi de helak edecek.
Ayetler Mekkelilere bunu söylüyor. Mekkeliler mesajı aslında anlıyorlar Ama hiç birinin işlerine gelmiyor.
Mesajın ikinci muhatabı peygamber efendimiz ve sahabeler. Onlara Cenab-ı Allah hiç üzülmeyin diyor. Allah yolunu tamamlayacak. Semut azdı Allah onları yok etti. Kureyş te azarsa Allah onları da yok edecek.
Mesajın üçüncü muhatabı da biziz. Bize de diyor ki mesajda… Eyyy Allah-u Ekber diyenler. Allah-u Ekber dedikten sonra ama diyerek söze başlayanlar. Sizde kendinize gelin Semud’un başına gelenler sizin de başınıza gelir ona göre diyor. Bizim imkânımız az diyenler, bizim gücümüz şuna yetmez diyenler. Bu mesajım size diyor Yüce yaratan. Bu mesajları duyan sahabenin umutları yeşerdi bizim umudumuz neden yeşermesin. İşte mesajlar onun için veriyor.
Bakın Hicrr süresi 80 ile 84 5 ayet ne zaman nazil olmuş? Nübüvvetin onuncu yılı. onuncu yılda ne olmuş? 3 yıl sürmüş Şib-i Eb-i Talib muhasarası ve müslümanlar yorgun ve bitkin. Ambargodan yeni kurtulmuşlar. Hemen arkasından ne olmuş? Aylardan ramazan Hatice anamız vefat etmiş. Hatice anamızın arkasından hemen şevval de ne olmuş? Allah rasulüne koruyan, gözeten, gözetleyen amcası Ebu Talib vefat etmiş. Hemen arkasından ne olmuş? Allah rasülü Taif’e gitmiş. Taif de olanları biliyorsunuz. Hemen arkasından Peygamber efendimiz Taif yolundan dönerken nahle vadisinde cinlerle karşılaşmış ve bir grup cin ona iman etmiş. İşte Hicr Suresindeki ayetler bu olaylar üzerine iniyor. Mesaj çok net. Mekkelilere verilen mesaj aynı. Akıllı olun diyor, sonunuz semud gibi olmasın. Peygamber efendimize verilen mesaj belli. Sabret semutta böyle yaptı ama salih rahata ulaştı. Bize verilen mesaj aynı: “Ey ahir zaman insanları çıkın artık bu tuğyandan doğru yola dönün.” Allah hepimize Kur’an da verdiği mesajları hakkıyla almamızı nasip etsin inşallah.
