KÖYDEKİ YOLDAN ÖZE YOLCULUK

You are currently viewing    KÖYDEKİ YOLDAN ÖZE YOLCULUK

                            

    Herkesin içinde de olsan kaçıp saklandığın bir yolun vardır. Kimsenin görmediği, kimsenin    bilmediği diyarlar. Nefes aldığın yeşil ovalar, mavi gökyüzündeki sıcaklık gökyüzüne yüklenmiş en güzel terapi belki de.  Huzuru neye yüklüyorsun  ey insan?  Sığındığın beton duvarlar huzur veriyor mu sahiden? Minarelerden  daha yüksek evlerine, Allah’ın kelamı girebiliyor mu?  Çocuklara gerçeklikten bahsederken, doğadan kopuk yaşamda ne kadar sahici olabilir ki insan.  Topraktan bi haber yaşama ey cancağazım. Nefes aldığın yeşil ovalar, mevsim sahibi giysilerinin kalabalığını akıtıyor. Oysa bu içsel yolculuğun bir de elle tutulur, gözle görülür bir mirası var.

    Ayakları atalarının mahsul aldığı diyarlara basmamış torunlar nasipsiz midir ? Nasipsizdir elbette.  Köy yaşamının nefes tazeleme özelliği var.   Her köşesin de  huzur, dinginlik, neşe, tazelik saklı. Kuşlarının ötüşü  bile farklı…  Güneşin sana tebessüm ettiği o sıcacık ortamda kalmalısın. Bozkırın ortasında ufacık bir yeşilliğinde olsa oraya sahip çıkmalısın. Senin bağlarını sağlamlaştırman için bir dayanaktır.

   Köyünün ferah sokaklarından bahçene doğru yürürken fındık dallarındaki rahmetin duruşunu izliyorsun.  Yaratılışlarındaki muazzamlığı düşününce insan,  muazzam manzaraya sübhanAllah diyerek ediyor. Kuşlar  kafile halinde uçarken, göçebeliğin verdiği hüzün ile yol alıyorlar. Senide bir hüzün kaplıyor. Göçüp giden sevdalar geliyor bozkırdan, köyden, gönülden…

  Bahçede dolanırken komşu teyzenin  çiçeklerine gözün takılıyor. Ne kadar şefkatle yetiştirmiş olduğuna bakıyorsun. Akşam ezanıyla kafanı çevirdiğinde çiçeklerin kapandığını görüyorsun. Dinlenme vaktini onlar bile biliyor. Ufak bir tebessüm tefekkür ile harmanlanıyor. Bahçeden çıkarken çitlerin kenarındakilere elini değdirdiğinde aldığın koku içine işliyor. Fesleğen ile orada tanışıyorsun. Senin yoldaşın fesleğen oluveriyor. Hep görmek koklamak istediğin nadiden oluyor. Doğa sana armağan ediyor.

    Komşunun kapısından geçerken mandalinaları görüyorsun. Kokusu enfes huzuru yayıyor . Tıpkı fesleğende aldığın huzuru bunda da alıyorsun. Kim derdi ki ağaç dallarında minik minik turuncu topların yetişebileceğini ve kokusundaki neşenin ruha kadar ulaşabileceğini. ‘’Nimet böyle şifalıdır ‘’ diyor komşu amca, senin içini okumuşçasına.

     Eve ulaşıp uzandığında günün muhasebesini yapıyorsun. Gökyüzüne baktığında içine dolan huzurda da, toprağa baktığındaki hüzünde de şifa vardır. Unutma ; bunların hepsi insana bahşedilmiş şifa kaynaklarıdır. Nimetleri düşünerek çıktığın bu tefekkür yolu benliğinin şifa yoludur. Ayrılma oradan. Ayrılma ki, hüzüne bulandırdığın, köyden uzak betonların arasındaki hayatında aslında yalnız olmadığını kanıtlarıyla göstersin sana her şeyin Sahibi.

                                                                                                       MERVE KURNAZ  ÖZGÜL

This Post Has 2 Comments

  1. Mehmet Özgül

    Harika bir betimleme olmuş kendimi buldum sanki 👏👏👏 kalemine yüreğine sağlık ☺️

    1. Merve kurnaz özgül

      teşekkür ederim ☺️

Bir yanıt yazın