Melekler Bayramı Beraat

You are currently viewing Melekler Bayramı Beraat

İçinde bulunduğumuz kutlu üç aylar mevsiminin önemli gecelerinden olan Berat Kandili, huzura kapı aralayan manevi ikramların yağmur gibi yağdığı, diğer zamanlarda bir daha ele geçmeyecek fırsatlardandır. Bu gecede gönüller aynı yere açılır, diller benzer münacatlarda bulunur ve gözyaşı ile sulanan seccadeler, günahlarına pişmanlık duyan gönülleri resmeder. Kandil gecesi, Ramazan ayı başta olmak üzere Kadir Gecesinin de müjdecilerinden olan Berat, aynı zamanda kurtuluş demek de olan kelime manasının yanısıra; manevi beraatımızın da anahtarı konumundaki kutsal bir gecedir. Yapılan nakillerde “Berat” isminin bizzat Yüce Allah (cc) tarafından verildiği bu gece de; Allah’ın (cc) kullarını affedip birçok nimete kavuşturduğu rivayet edilmektedir.
Kendisine ulaşmak nasip olanlar için, çok değerli bir zaman dilimidir Berat Gecesi. Kameri takvime göre Şaban ayının 15. gecesine denk gelmekte olup, sınırsız af ve merhamet sahibi olan Yüce Allah’a sığınanların, günahlardan arınarak ilahi lütuf ve bereketlere kavuştuğu müstesna zaman dilimlerinden birisidir. Berat, aynı zamanda İslam Ümmetinin hakiki ve manevî bir yılbaşısı olarak da değerlendirilir. Günah yükünden kurtulacağımız ümidi, bu geceye duyduğumuz derin saygı ve heyecan ile geceyi kutlamamızın temel sebeplerindendir.
“İşte şimdi, seni memnun olacağın bir kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir.” ilahi emri ile; Kıblemizin Mescid-i Aksâ’dan, Kâbe ye çevrildiği gecedir. Allah’ın (cc) kendisine şirk koşmayanlardan herkesi bağışlaması, Resulullah’a (sav) şefaat hakkının tamamının verilmiş olması, Kuran-ı Kerimin Levhi Mahfuzdan semaya (toptan) indirilmesi, insanların bir senelik rızıklarının bu gecede gözden geçirilmesi berat gecesinde olmaktadır. Amel defterlerimizin Allah’a (cc) arz edilmesi, zemzem kuyusunun suyunun belirgin bir şekilde bu gece de artıyor olması ve Kuranı Kerimin; “O gecede her hikmetli iş tarafımızdan bir emirle ayrılır…” ifadesiyle bir yıl süresince olacak olayların bu gecede belirlenmesi, Berat gecesini önemli kılan konuların başında gelmektedir.
Evet değerli okurlar, Berat gecesi adı üstünde Allah’ın (cc) kullarının beratını yazdığı özel bir zamandır. Rahmeti ilahinin yeryüzüne tecelli ettiği, sağanak sağanak yeryüzüne nur aktığı ve muhtaçlara kapıların sonuna kadar açıldığı bu ender zamanı, bizler nasıl değerlendirmekteyiz? Gerçekten öneminin farkında olabiliyor muyuz? Ve hakkı ile değerlendirerek, bu geceyi fırsat bilenlerden miyiz? Her yıl bu gecenin önemi anlatıldığı halde, ahir zamanın yorucu yoğunluğu karşısında, değerlendirme noktasında ne kadar enerji ve gayreti kendimizde bulabiliyoruz? Bu soruları kendimize sormak suretiyle gecenin değerlendirilmesi noktasında kendi itici gücümüzü oluşturabilenlerden miyiz?
Hâlbuki Hz. Peygamber (sav); “Şâbân ayının ortasında gece ibadet ediniz, gündüz oruç tutunuz, Allah o gece, güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve fecir doğana kadar, yok mu benden af isteyen, onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona âfiyet vereyim, yok mu şöyle, yok mu böyle! der.” buyurmuştur. O zaman kul olarak bize düşen; geçmiş günlerimizin bir muhasebesini yapıp, elde ettiğimiz sonuç ile gelecek günlerimizi yeniden planlamak olmalı diye düşünüyorum. Zira ölüm gerçeğini hatırda tutarak yapacağımız bir iç gözlem için, kandiller kaçırılmayacak fırsatlardan olmalı! Modern hayatın getirisi olan rehavet ve bunun meydana getirdiği itikadi, ahlaki ve ruhi boşluğun en kısa zamanda doldurulabilmesini teminen, kandilimizi fırsata dönüştürelim. Bu geceyi af ve mağfiretimiz için yapılacak güzel amellerle süsleyelim.
Gelecek yıla çıkıp çıkamayacağımızı düşünerek, hayatımızı programlayıp, tefekkür edebilmek niyet ve duası ile Berat Kandilinizi tebrik ediyorum. İslam ve insanlık âlemi için Baraatimize vesile olmasını diliyorum.

Bir yanıt yazın