
HAKKINDA
İstanbul’un kargaşasında naif biri olarak dünyaya geldim. Kitapların dostluğuyla hemhal olmayı düstur edindim. Lise yıllarında yazı yazmanın bana iyi geldiğini dil anlatım hocamın farkettirmesiyle her yarışmada yer aldım. Kalemimin mürekkebi üslup Dergisine damlatarak yol almaktayım. Yeni mecramıza hoşgeldim.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
-
Tefekkür Seyahati
Hayat; çok uzun ve çetrefilli bir yoldu. Her nefes alışımda canım yandığında, bunu daha iyi anlar oldum. Gecenin gündüze, gündüzün geceye karıştığı o uykusuz sabahların bitkinliğinde yol aldım. Ancak her düştüğümde tekrar kalkmam gerektiğini bana fısıldayan bir ses hep vardı. O ses güven veriyordu; ben de içimin en güvenilir yanına sığınıyordum. Yüreğim adeta El-Mü’min (emniyet…
-
KÖYDEKİ YOLDAN ÖZE YOLCULUK
Herkesin içinde de olsan kaçıp saklandığın bir yolun vardır. Kimsenin görmediği, kimsenin bilmediği diyarlar. Nefes aldığın yeşil ovalar, mavi gökyüzündeki sıcaklık gökyüzüne yüklenmiş en güzel terapi belki de. Huzuru neye yüklüyorsun ey insan? Sığındığın beton duvarlar huzur veriyor mu sahiden? Minarelerden daha yüksek evlerine, Allah’ın kelamı girebiliyor mu? Çocuklara gerçeklikten bahsederken, doğadan…
-
Gönül Kelamının Yolculuğu
Gönül yolunda muhabbete hasret gençler tanıdım. İki kelama hasret, fani dünyanın girdabına terkedilmiş gençler. Yalnızlaşmış, ruhsuz , biçare dolaşıyorlar sokaklarda. Gönlün bam teline dokununca gözlerinin içi güldü adeta. Gönlümün kulağını iyice açıp ilk önce onları dinledim. Kendilerini, sustukları her ne varsa anlattılar bana. Sonra ben başladım anlatmaya. Rabbimizin aslında onları her daim dinlediğini, günde beş…
-
Uçak Şehitlerime Rahmetle
Göze yaş gönle kor ateş düştü. Yüreğin feryadı dağları inletirken analar teslimiyete sarıldı. Sahi teslimiyet neydi? Allah’tan geldiğini ve imtihan için geldiğimiz dünyayı alem de O’nun rızası için yaşamaktı. Bacılarının feryatları, anaların gönlündeki korlar, eşlerin can yakıcı yürek boşlukları yeryüzünde yankılandı. Ve en sessiz kavruluş babaların içinin dağlanmasıydı. Kelimelerin anlamını yitirdiği ve tek kelimenin var…
-
Küllerinden Doğmak
Acıyla sulananlar virane çiçekler olurlar. Çorak tarlalarda yeniden hayata bağlanan son umutlar… Sayısız imtihanlarla tabiri caizse elekten geçen insanlar tanıdım. Gözlerini hayatın günlerine yeni açmışken kızılcık şerbeti ile tanışan insanlar… Gözyaşı yerine gönül yaşı döken bağrı yanıklar.. Ağladıkça gönlünden damlalar fışkıran yine de hayata tutunanlar…Ömrün imtihanlar silsilesinde geçerken tevekkülün yamacında ve yeniden doğarcasına hayata tutunursun…
-
Gönlün Dar Sokakları
Gönlün kaldırımlarına konan tozları süpürüyoruz beraber. Yapraklar renk cümbüşüyle ferahlığı sunarken ruhumuza; gözlerin verilmesine ve görme yetisine şükürle ilerliyoruz dar sokaklarda. Hele ki dünya hengamesi gönül sokaklarını daraltmışken, ağzımızdan “af Yarabbi“ nidası çıkıverir. Sahi gönlün dar sokakları, Sahibini unuttuğu için mi dar olmuştu? Gönlün daralması, şikayetlere odaklanıp eldekinin kıymetini ötelediğimizden midir? Oysa gönül ne büyük…






