
HAKKINDA
1981 yılında Ankara’da dünyaya geldi. Eğitim hayatına bu köklü şehirde başlayan yazar, Hacettepe Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünden mezun oldu. Üniversite yıllarında edebiyata olan ilgisi derinleşti; özellikle insan hikâyeleri, kültürel geçişler ve mekânın ruhu üzerine düşünmeye başladı. Turizm sektöründe edindiği gözlemler, yazılarına hem insani hem de coğrafi bir derinlik kattı. Her yolculuk, bir anlatıya; her konaklama, bir karaktere dönüştü onun kaleminde.
Son on yıldır çeşitli haber portalları ve sosyal içerik platformlarında deneme, şiir ve makaleleriyle yer alıyor. Özellikle soninternethaber.com ve başkentpostası.com gibi haber sitelerinde yayımlanan yazılarında, gündelik yaşamın içindeki anlamları, toplumsal duyarlılığı ve bireysel arayışları sade ama çarpıcı bir üslupla ele alıyor. Kaleme aldığı metinlerde kültürel mirasın izini sürerken, Anadolu’nun sesini ve ruhunu yaşatma çabasıyla hareket ediyor.
Şiirlerinde zaman zaman melankolik, zaman zaman umut dolu imgelerle okuyucunun iç dünyasına dokunuyor. Her dize, bir hatıranın yankısı; her kelime, bir duygunun iz düşümü. Bu şiirsel yaklaşımını SanatDuvarı.com ve çeşitli blog sayfalarında sürdürerek, dijital edebiyatın yeni mecralarında da kendine özgü bir yer edinmiş durumda.
Yazın yolculuğunda sadece haber siteleriyle değil, edebi yayınlarla da buluştu. Uslûp Dergisi‘nde yayımlanan denemeleri, düşünsel derinliği ve anlatım gücüyle dikkat çekti. Bu metinlerde, kelimelerle kurulan bir iç dünya değil; aynı zamanda ortak değerlerle örülmüş bir kolektif hafıza da inşa etmeye çalıştı.
Okuyucularıyla kurduğu bağ, sadece kelimelerle değil; duygularla, hatıralarla ve zamanın içinden süzülen ortak anlamlarla örülmüş bir yolculuğa dönüşüyor. Onun için yazmak, sadece bir ifade biçimi değil; bir tanıklık, bir çağrı ve bir iz bırakma çabası.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
-
VAKFETMENİN VAAKIFIMIYIZ?
“Vakıf” ve “vaakıf” kelimeleri aynı kökten gelir. Vaakıf, bir konuya hâkim olan, o konuda bilgi ve farkındalık sahibi kişidir. Bilen, gören, fark eden demektir. Vakıf ise toplum yararına çalışan, bir ya da birden fazla kişi tarafından kurulabilen, yardımlaşma ve dayanışma ruhunun kurumsal hâlidir. Vakfetmek ise bu kurumlara yapılan hizmetin, yardımın adıdır. Bir kişi çalışarak teknik…
-
Dostluk
Çocuk olmanın verdiği saflık ve doğruluk. İhtiyacımız olan şey belki de budur hayatta. Hep çocuk kalabilmek. Geçen hafta oğlumla girdiğim bir diyalog bana bazı kavramlara bu yönde bakmam gerektiğini hatırlattı tekrar. İşte o yüzden yazıya çocuk kalabilmenin önemi diye başladım. Geçenlerde bizim oğlan okulda arkadaşıyla kavga etmiş. Duyunca çok şaşırdım. Pek kavgacı bir ruhu yoktur…
-
Muhasebe
İmam-ı Â’zam’ın bal hikayesini bilir misiniz? Ne büyük dersler vardır mübareklerin kıssalarında. Şöyledir bu kıssada; Adamın birisi İmam-ı Â’zam’a gelmiş ve demiş ki: -“Benim oğlan çok bal yiyor. Başka da bir şey yemiyor. Buna da paramızın yetmesi mümkün değil. Siz sevilen sayılan birisiniz. Ona söyleyin de bal yemesin.” İmam-ı Â’zam biraz düşünmüş ve: -“Şimdi gidin.…
-
Sekülerizmin Gölgesinde: Birey ve İnanç
Modern dünyanın hızla değişen dinamikleri, gençlerin hayatında derin izler bırakıyor. Sekülerizm de bunlardan biri. Sekülerizmin günümüzdeki yükselişi, dinin ve manevi değerlerin gençler üzerindeki etkisini zayıflatırken, onları yalnızlık ve anlamsızlık duygularıyla baş başa bırakıyor. Bu süreç, gençlerin kimlik arayışlarını ve ruhsal dengelerini olumsuz yönde etkiliyor. Genç olsun yaşlı olsun fark etmeksizin bireyler kültürlerinden ve dini inanışlarından…
-
Anne Kimdir?
Dikkat: Bu yazıdaki hikayeler tamamen gerçektir. Ve her şeye rağmen yazıdaki hiçbir hayvana zarar verilmemiştir. Bundan tam dört yıl önce Ankara’nın bir kuru ayazında ve varoş bir semtinde akşam namazı sonrasıydı. 4 arkadaş bir kaç gün önce bir dost meclisinde ki hoş hasbihallerde gündem olan ihtiyaç sahibi bazı aileleri ziyaret için dolaşıyorduk. Genelde bazılarını tanıyor bazılarından da…
-
İlimle gelen cehalet
.. ve “Tanrı öldü” dedikten 40 yıl sonra Nietzsche öldü… Hala Tanrı’nın öldüğüne inananlar; bir inme sonucu ölen Nietzsche’nin ölüm sebebini, yani katilini(!) arıyorlar… “İnsan mı Tanrı’nın hatası yoksa Tanrı mı insanın hatası?” diye düşüne düşüne arama yapan ve “İnançlar hakikat düşmanları olarak, yalanlardan daha tehlikelidir” diyerek neye inandığını bilmeyen bu sıkı dedektiflerin içler acısı…
-
Fitne ve Tarihin Yıkıcı Gücü
Tarihin tozlu sayfaları, büyük zaferlerin, destansı kahramanlıkların yanı sıra, fitnenin yol açtığı yıkımların izleriyle de doludur. Fitne, insanlar arasında kargaşa çıkarmak, nifak tohumları ekmek ve birlik içinde olan toplulukları bölmek amacıyla ortaya atılan yalanlar ve entrikalar silsilesidir. Bireysel olduğu gibi toplumsalda olabilir bu fitne melaneti. Bu karanlık güç, geçmişten bugüne pek çok medeniyeti, hükümdarlığı ve…
-
Fesatlık Küflü Küptür
İnsanlık tarihi, iyilikle kötülüğün, dürüstlükle fesatlığın birbirine karşı sürekli bir savaş verdiği uzun bir yolculuğu andırır. Öyle bir yolculuktur ki bu içinde kolay ifade edilebilenler olduğu gibi, tarifi tanımsız birçok duygular, davranışlar, niyetler de barındırır. İnsanın olduğu yerde bunlarda olmaz mı zaten? Bu savaşta fesatlık, karanlık bir gölge gibi varlığını her daim hissettiren, fakat asla…








