HAKKINDA

20 Ekim 1980 tarihinde Ankara’da doğmuştur. Aslen Çankırılıdır, yaşamını Ankara’da sürdürmektedir. Ankara üniversitesi ilahiyat fakültesi mezunudur. Devlet okullarında ve özel kurumlarda yıllarca görev yapmıştır. Orta derece Arapça bilmektedir. Sedef kakma sanatı ile ilgilenmektedir. Bir çok yazar gibi, yazmaya ilk gençlik yıllarında şiir ve düz yazı ile başlamıştır. Lirik üslubuyla içsel yolculuğa götüren yazar, varoluş sancılarını kalem üzerinden kelimelere yüklemektedir. Manayı hayatın sığlığında değil, kelimelerin derinliklerinde aramaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

  • Kendine Secde

    Kendine Secde

    Bir gönlün en emniyetli yerinde esirgenecek kıymet bulup da şımaramadın bir türlü.  Bundandı devinimsiz kıpırtısız kalışın. Suya girip de ıslanmayan tenin  vardı senin. Derinin gözenekleri kapalıydı. Sızdırmadı hiçbir suyu içine. Bir mermer yontusuydu varlığın. Parmak uçlarınla bastın toprağa. Hiçbir itki hareket ettirmedi seni. Ağacın  yere  düşürmediği meyveye uzatmadın elini.  Rüzgar çarptı da aşındırmadı sertliğini.  Bir…

  • Eylemsiz Eylem

    Eylemsiz Eylem

    İtaatin erdem sayıldığı devirlerde öğrendin boyun eğmeyi. O devir ki, yaşının yaşamının en toy zamanıydı. Doğduğun iklim ne eserse ona yöneldin. Üzerine yağan yağmur, kurumaya ramak kala ölmeyecek kadardı. Aldığın onay, eğdiğin baş ve dinlediğin söz kadardı. Bu yüzden kekeme kaldın hayata. Sustukça takdir aldın. Bunu da çerçeveletip kalbinin duvarına astın. Sandın ki itaat edersen…

  • Dokunmadan Hayata

    Dokunmadan Hayata

    Dünya acemice yaşanan sınırlı bir zamanın bütünüdür. Bitip tükenmeye yüz tuttuğunda anlamını yitirmiş geç kalınmış tecrübelerin diyarıdır; içinde nice yaşamların döndüğü , daracık koridorlu, tek gözlü kocaman bir oda. Bütün zıtlıklar bir aradadır; iyilik kötülük, sevinç keder, güzel çirkin. İnsan onun içindeyim zanneder ama o insanın içindedir. Kendini ilmek ilmek dokur insana. Önce fark edemeyiz…

  • Kündekar

    Kündekar

    Bir başkaydı o sabah. Koyuncular sokağın Arnavut kaldırımı taşlarının her karesine basarken Zehra, ayaklarının altından kuş sesleri yükseliyordu. Sanki yerin altı, gökyüzünden daha çok kuş doluydu. Hayret etti Zehra, bu şehirde bu şehrin göbeğinde bu kadar çok serçenin oluşuna. Bir şüpheye düştü: vardı da o mu yeni görüyordu. Ya da kalbine düşen bu duygu toprağın…

  • Yazmak Sancılıdır

    Yazmak Sancılıdır

    Henüz ilk cemre dilime düşüp de konuşamaz olduğumda, yaşamak içimde yavaş yavaş ağırlaştığında yazmaya başladım ben. Başımı denizin en derinine daldırıp gözümün yaşını su altında sakladığımda. ‘’Bu böyle gitmezlerin’’ rızasızlığını, ucu kuş tüyünden yapılmış kalemlerle yazdım ben. Gençliğin ipe sapa gelmez sevinçlerini de anlaşılmanın imkansız olduğu dar zihinlerde harcadım. Sonra kapattım kaybettiğim çağların acısını. Herkes…