• Kaybolan Estetik

    Kaybolan Estetik

    Estetik arayışı denildiğinde çoğu zaman insanın aklına beden estetiği gelir. Ameliyat masaları, güzellik salonları, aynalar… Oysa estetik, toplumların yaşam kültürünü yansıtan bir olgudur.

  • Kendimizi Okumak

    Kendimizi Okumak

    Empati, hepimizin bildiği bir kelime. Karşımızdaki kişiyi daha iyi anlayabilmek ve ortak bir noktada buluşabilmek için yapmaya çalıştığımız tutum. Karşımızdaki kişiyi anlayabilmek için onun gibi düşünebilme çabası. Bazı tasavvuf,sosyoloji yada kissel gelişim kitaplarının hatta okuduğumuz romanların bizim üstümüzde neden bir etki oluşturmadığı konusunda empatinin önemi varmı acaba? Acaba okuduğumuz hikaye deki kahramana ne kadar bürünebiliyoruz?…

  • Kelimelerin Ruhu

    Kelimelerin Ruhu

    Kelimeler…  Hangi birini anlatalım.  Sahi! Kelimeler mi insanı anlatır yoksa insan mı kelimeleri.  İnsandan önce levhi mahfuz da yaratıcının kaleminden dökülen o ilk kelimelerdir aslında her şeyin delili. O yüzden bence kelimeler olmasa sanki insanda yok gibi. Alimlerin dediği gibi her şey zıttı ile kaim değil mi? Var ve yok gibi.   Hangi birini anlatalım..  “Etkilendiğin olaylarda…

  • Rutin Ramazanlar

    Rutin Ramazanlar

    Yeni bir Ramazan ayına daha adım atıyoruz. Bu Ramazan’da da önceki Ramazanlardan aşina olduğumuz ve tüm yıla yayılmasını umduğumuz rahmet ve feyz sofraları, infaklar, nefis mücadelesi, amel ve ibadetler silsilesi bizleri bekliyor. Aylar öncesinden planlar ve programlar yapılmış durumda. Tabii bu programların içine kaçırılan vakit namazlarını, yüzlerce liralık lüks sofralarda konuşulan “Ramazan paketi yardımlarını” ve…

  • LAMA Yüzümüze Tükürdü

    LAMA Yüzümüze Tükürdü

    Komik değil mi? Bazen hayatın telaşında durup bu komediyi düşünmek gerekiyor. Süreci şöyle kodlayalım; LAMA. Farkında olmadan kaybettiğimiz şeyler olsun bu kod. Yani liyakat, ahlak, maneviyat ve adalet. Dört kelime… Ama aslında bir toplumun omurgası. Baş harflerini yan yana koyunca “LAMA” çıkıyor. Ve bu LAMA, sanki yüzümüze tükürür gibi, “beni unuttunuz” diye haykırıyor. Lakin biz…

  • Yaşlılık ve Yalnızlık

    Yaşlılık ve Yalnızlık

    Günün son saatlerinde caddeler tenhalaşır. Bütün gürültüler evlere dolar yavaş yavaş. İnsanlar günün telaşını sırtlanıp hayattan çekilir. Yorgunluklar dışarıda bırakılır, pencereler kapanır, perdeler çekilir. Evlerde yanan ışıklar küçük bir dünya olur. Kimisinde çocukların coşkun çığlıkları yükselir, kimisinde konukların evlere şenlik koyu kıvamlı muhabbeti.  Akşam yemeklerinin çatal kaşık sesleri çınlar. Ve bütün bunlar küçük bir balkonda …

  • Muhasebe

    Muhasebe

    İmam-ı Â’zam’ın bal hikayesini bilir misiniz? Ne büyük dersler vardır mübareklerin kıssalarında. Şöyledir bu kıssada; Adamın birisi İmam-ı Â’zam’a gelmiş ve demiş ki: -“Benim oğlan çok bal yiyor. Başka da bir şey yemiyor. Buna da paramızın yetmesi mümkün değil. Siz sevilen sayılan birisiniz. Ona söyleyin de bal yemesin.” İmam-ı Â’zam biraz düşünmüş ve: -“Şimdi gidin.…

  • Sezginin Bedeli

    Sezginin Bedeli

    Bir çaresiz yalvarış, bir çaresiz bakışa  uyanır gibi açtım gözümü bugün. Kapı arkasında soğuk  kış mevsimi.  Dışarıda  bir sokak kedisinin sessiz bakışı, buz gibi betona  basan patileri. İçerde  sobada yanan odunun çıtırtısı, üzerinde  çayım. Penceremde uzak  dağların, alabildiğine geniş gökyüzünün maviliği.  Ben  içini  dolu zannedip de toz kondurmadığım merhametimle, vicdanım arasında bir eşikte bekliyorum. Eğilsem,…

  • Anne Kimdir?

    Anne Kimdir?

    Dikkat: Bu yazıdaki hikayeler tamamen gerçektir. Ve her şeye rağmen yazıdaki hiçbir hayvana zarar verilmemiştir. Bundan tam dört yıl önce Ankara’nın bir kuru ayazında ve varoş bir semtinde akşam namazı sonrasıydı.  4 arkadaş bir kaç gün önce  bir dost meclisinde ki hoş hasbihallerde gündem olan ihtiyaç sahibi bazı aileleri ziyaret için dolaşıyorduk. Genelde bazılarını tanıyor bazılarından da…

  • Bavulsuz Yolcu

    Bavulsuz Yolcu

          O gün kış ayının en ayaz sabahlarındandı. Öyle bir ayaz ki, İnsanın değil elini yüzünü,  hatta kalbinin zarını bile kavlatıyordu. Otobüsün kalkmasına ise  yirmi beş dakika vardı . Eğer bilet alanlar gerçekten gitmeye kararlıysalar hepsinin dört buçukta   orada olmaları gerekirdi. Farklı semtlerden farklı yaşamın içinden gelseler de aynı zamanda aynı otobüsün içinde olmak zorundaydılar.…