-
Elimizdekilerin Değeri
Hiç düşündünüz mü; bugün sahip olduğumuz birçok şeye erişmek için geçmişte kim bilir ne kadar dua etmiştik? Ve belki de şimdi o geçmişte istediklerimizin birçoğuna sahibiz. Fakat dualarımızı unutup yeniden yeni şeyler istemeye devam etmiyor muyuz? Hayatın bu bitmek bilmeyen arzular döngüsünde insanın tatminsiz doğasını ve şükür duygusunun önemini kendimize hatırlatmamız gerekmiyor mu sizce de?…
-
Onu Yeme Bunu Ye: Ne Yiyeceğimizi Şaşırdık
Cuma günü öğleden sonra… Otuz civarında yazar dostumuzla her hafta gerçekleştirdiğimiz kitap değerlendirme toplantısı için hazırlık yapıyorum. Önümüzdeki haftanın kitabı “Balkan Savaşlarını” anlatan bir roman. Baskı öncesindeki son değerlendirme çok önemli, bu yüzden bütün dikkatimi romana vermeye çalışıyorum fakat olmuyor. Birkaç sayfa okuduktan sonra dikkatim dağılıyor çünkü Balkan Faciası, yüreğimde hiç kapanmayacak bir yara… Hüznüm,…
-
Gıda Üretiminde Kendi Kendine Yeterli Ülke miyiz?
Türkiye, gıda üretiminde kendi kendine yeterli bir ülke midir? Bu meşhur soru, onlarca yıldır sorula gelmiştir fakat güncelliğini ve önemini hiçbir zaman yitirmemiştir. Gıdadan söz açılmaya görsün; basının, sosyal medyanın, dost sohbetlerinin vazgeçilmez tartışmasıdır. Peki, kendi kendine yeterliliğin ölçüsü nedir? TÜİK, ürün denge tablolarını hazırlarken kullandığı ölçüyü şöyle açıklamış: Bir piyasa döneminde, yurt içi üretimin,…
-
Devlet Aklı
Bir hükümdarın ya da yöneticinin, halkın ve ülkenin uzun vadeli menfaatini gözeterek attığı adımlar, çoğu zaman çağdaşlarının gözünde anlaşılmaz görünür. Ama yıllar sonra tarih, bu hamlelerin değerini ortaya çıkarır.
-
Kaybolan Estetik
Estetik arayışı denildiğinde çoğu zaman insanın aklına beden estetiği gelir. Ameliyat masaları, güzellik salonları, aynalar… Oysa estetik, toplumların yaşam kültürünü yansıtan bir olgudur.
-
Kadına Bakış
İnsanların 8 Mart aldatmacasını üzerinden attığı bugün sabah; bazı gazete yazılarını okuyunca Amerikan asıllı Aslı Sancar´ın “Osmanlı kadınını Türkler bile bilmiyor” sözünü hatırladım. Sancar´ın “Oryantalist kaynaklarda gösterildiği gibi pasif, zayıf, Harem´de tutsak, sadece bir zevkaracı değil, aksine aktif, güçlü ve toplumda çok önemli yere sahip bir kadın olduğu” nu yazdığı kitabını tavsiye ederim. Kadına bakış açımızı…
-
Kendimizi Okumak
Empati, hepimizin bildiği bir kelime. Karşımızdaki kişiyi daha iyi anlayabilmek ve ortak bir noktada buluşabilmek için yapmaya çalıştığımız tutum. Karşımızdaki kişiyi anlayabilmek için onun gibi düşünebilme çabası. Bazı tasavvuf,sosyoloji yada kissel gelişim kitaplarının hatta okuduğumuz romanların bizim üstümüzde neden bir etki oluşturmadığı konusunda empatinin önemi varmı acaba? Acaba okuduğumuz hikaye deki kahramana ne kadar bürünebiliyoruz?…
-
Kelimelerin Ruhu
Kelimeler… Hangi birini anlatalım. Sahi! Kelimeler mi insanı anlatır yoksa insan mı kelimeleri. İnsandan önce levhi mahfuz da yaratıcının kaleminden dökülen o ilk kelimelerdir aslında her şeyin delili. O yüzden bence kelimeler olmasa sanki insanda yok gibi. Alimlerin dediği gibi her şey zıttı ile kaim değil mi? Var ve yok gibi. Hangi birini anlatalım.. “Etkilendiğin olaylarda…
-
Rutin Ramazanlar
Yeni bir Ramazan ayına daha adım atıyoruz. Bu Ramazan’da da önceki Ramazanlardan aşina olduğumuz ve tüm yıla yayılmasını umduğumuz rahmet ve feyz sofraları, infaklar, nefis mücadelesi, amel ve ibadetler silsilesi bizleri bekliyor. Aylar öncesinden planlar ve programlar yapılmış durumda. Tabii bu programların içine kaçırılan vakit namazlarını, yüzlerce liralık lüks sofralarda konuşulan “Ramazan paketi yardımlarını” ve…
-
LAMA Yüzümüze Tükürdü
Komik değil mi? Bazen hayatın telaşında durup bu komediyi düşünmek gerekiyor. Süreci şöyle kodlayalım; LAMA. Farkında olmadan kaybettiğimiz şeyler olsun bu kod. Yani liyakat, ahlak, maneviyat ve adalet. Dört kelime… Ama aslında bir toplumun omurgası. Baş harflerini yan yana koyunca “LAMA” çıkıyor. Ve bu LAMA, sanki yüzümüze tükürür gibi, “beni unuttunuz” diye haykırıyor. Lakin biz…










