
HAKKINDA
“Ben Nagihan. Mühendislikten gelen analitik düşünce yapımı, yazıya duyduğum tutkuyla birleştirmeyi seviyorum. Yazılarım genellikle o anki düşünce akışımdan, hayatın içinden gelen ilhamlardan doğuyor. Kimi zaman düzenli bir aklın çizgilerinde, kimi zaman özgür düşlerin arasında geziniyorum. Her yazıda kendimden bir parça bırakmayı ve okuyanlara da yeni bir pencere açmayı amaçlıyorum.”
YAZARIN DİĞER YAZILARI
-
HANE-İ SAADET
Kilitli kapı birden aralandı. Üstelik ne bir ses duyuldu ne de bir rüzgâr etkili oldu. Kendiliğinden, bir insan etkisi olmadan… Bazı kilitli kalpler de böyleydi işte. Kapanır, kilitlenir ve asla girilemez gibi görünürdü. Bazı eller maharetlidir: Dokunmaya yeltenince açar bütün kilitleri. Bir gün biri dokundu Meryem’in kalbine. Kapalı kapısından güneşi soktu önce. Sonra sırasıyla huzur,…
-
YENİDEN DOĞMAK
Kanatlarımı fark etmedim bugüne kadar. Varlığını nerede, ne zaman kavradığımı sormayın. Ruhuma eklediği ve her sabah neşeyle uyanmamı sağlayan yanlarından bahsetsem daha doğru olacak gibi. Doğuştan bahşedildiği için içgüdüsel olarak uçmayı bir görev gibi kabul ettiğim kanatlarımı, bunca zaman yalnızca göçmek için kullanmam gerektiği öğretildi. Dayatılan neyse sorgulamadan kabul ettiğim her şeyi, şimdilerde keyifle yapıyor…
-
Ruhu Bile Duymadan
Dillerde dolaşan ama çoğu kalbe ve iradeye henüz uğramamış bir konu hakkında konuşacağız: Dürüstlük. Hemen hemen her gün gördüğümüz insanların gerçek hayatlarından habersiziz. Yanlarından geçerken içlerinde ne barındırdıklarını bilmediğimiz kalabalıkların arasında ilerliyoruz. Bu karmaşanın içinde çoğu zaman kendimize odaklanmayı unutuyoruz. Dönüp baktığımızda ise artık kendimize bile yabancılaşıyoruz. Peki, ne kadar doğruyu söyleyip doğruluk üzerine yaşıyoruz?…
-
Soğuk Dokunuşlu Kelimeler
Kolayca cümlelerin savrulabildiği yeryüzünden herkese selamlar. Şimdilerde “ama doğrusu,” bu adı altında içinde beslenen her cümle dışa vurulmaya başlandığı için midir bilinmez terapi almaya başlayan kırılganlarla doldu etrafımız. Herkesin düşünmeden savurduğu sözler birilerine ok niyetine saplanır oldu. Belki de moda budur ve biz yüzyıllardır geleneklerine bağlı insanlar için moda kavramı henüz literatürümüze dahil olmayışından anlayamıyoruzdur,…
-
Devr-i Alem
Devir ne kadar değişse, yüz yıllar geçse de insanlıkta değişmeyen tek şey vardır, gönülden bağlılık. Bu bir dost, eş ya da arkadaş ile mümkün bile olabilir. Fakat önemli olan devamlılık ve niyetteki sahih oluş. Güvenmek; yanı başında yürürken tereddüt etmeden ilerlemek. Aranıp bulunmayan, bulunca da yitirilmemesi gereken bir durum. Hızına yetişemediğimiz çağın değişkenliklerine ayak uydurma…
-
SESSİZ COĞRAFYALARIN MEVSİMİ
Her daim aklımda kalan anılarla yazıyorum bu satırları. Kalem henüz sahibini bulmamış zamanlardan bir kesit ile huzur sunmaya geldim. İki kelam edelim ey okur. İki kelam ile ben ruhumu hafifletip sohbet havasında anlatayım, sana da heybemden biraz mutluluk, biraz gerçeklik sunayım. Çocukluk bana göre satırlara aktarıldığında havada kalacak, yarınına ışık tutarken geçmişte ne barındırdıysa günlerine…
-
ISKALAMADAN YAŞAMAK
Bağlı ya da bağımlı olduğuna inandığımız yaşlara doğru ilerlerken ne hissediyorsak gençken de hissedebiliyor insan! Yüze bakıldığında kırışıklık dahi görülmeyenlerin ruhlarının çürüyor olduğu çağda düşüncelerin yaşlanıyor oluşuna çok kez şahit olduk. Yaşlarıyla değil de yaşadıklarıyla çöküşe geçen onlarca insanların arasından geçip gidiyoruz hissetmeden. Peki sayılarla yapılan analizlere dayanarak gruplara ayrılmış çoğu insanları ruhlarına göre nasıl…
-
Fısıltının Yankısı
Cama yasladım başımı… Ne ara gelmiştim buraya bilmeden ve detaylı düşüncelerden kaçarken bilet kontrolüyle irkildim. Kontrol kısmı bitince telefonu elime aldım ve olanları tekrardan gözden geçirmek için hatırlamaya çalıştım. Nasıl birine denk gelmiştim ve ne demek istemişti bana. O söz kulağımda yankılanırken, bir yandan da unutmamak için direnircesine not almaya çalışıyordum; “kendine varamayan nereye giderse…








