Haziranla Dostluk

  • Yazı Tarih: Renk
  • Yazı Tarih: RenkDeneme
  • 1 Yorum0 Yorum
  • Reading time:3 dk okuma
You are currently viewing Haziranla Dostluk

Güzel bahar mevsiminden yeni çıkıldığı ve yaza ayak basıldığı ilk günler. Çiçekler tüm canlılığı ile sıcak ise tüm kavuruculuğu ile arz-ı endam ediyor. Dallar meyveye durmuş, dut ağaçları ve kirazlar en tatlı, en leziz görkemiyle cömertlik sunuyorlar. Havada çiçek kokuları, ağaçlar ve çiçekler rengârenk süslemişler etrafı. Ya kuşlar ne âlemdedir, cıvıltılarıyla ne diyorlar? Kendi lisanlarıyla seslenirken bir beste okuyorlar anlayabilenlere. Kırlangıçlar musiki sunuyor tüm azizliğiyle. Evet, hazirandan bahsediyorum.  Güneşin içimizi ve dışımızı ısıttığı gündüzlerden. Zifiri karanlığının aydınlandığı bir zamandan…

Geceleri bir başka oluyor haziranın. Hava efil efil esiyor. Serin bir rüzgâr içinizi rahatlatıyor. Ay ışığı geceyi aydınlatıyor tüm berraklığıyla. Balkon sefası yapabilirsiniz rüzgârın fısıltılarıyla. Meltemler yüzünüzü okşayıp serinletebilir en nahif haliyle. Ne de olsa ağaç yaprakları ıssızlığın sesini bozar tıpkı bir tılsım gibi. Ancak şairin de söylediği gibi “yaprak verse de sır vermez rüzgâra!” Mevsimin haziranı olduğu gibi, ömrün haziranı da vardır pek tabii ki. Ömrün haziran günleri ve geceleri size göre nasıldır acaba? Geçiş mevsimi mi yoksa yeni mevsime giriş mi diyorsunuz? İlkbahar günlerinin ardından haziran, gençliğin doruklarını simgeler bir bakıma. Vakit dinamizmi yaşama mevsimidir. Ayaklarınız yere basmaz, çelikten bir yay gibi zıp zıpsınızdır haziranlarda. Umutlar, hayaller, istikbale yaptığınız göndermeler, planlarla doludur, üretir de üretirsiniz. Oysa daha dün kadar yakındır mayıs adrenalinin boz bulanık günleri. Şımarık, havai, kabına sığmaz cesur acemiliklerinizin mirası omuzlarınızdadır. Yanılgılarınız ve duvara tosladığınız toyluklarla iç içesinizdir.  Geçmiş, içinizin acıdığını hissettiğiniz tecrübeleri size armağan etmiştir bile. Duygunun coşkunluğuyla bir yandan şımarıklıklar yaparken öbür taraftan sendelediğinizi gösterir haziran takvimi. Her şeyin değiştiğini henüz bu günlerde pek anlamazsınız.

An bu an olduğunda; hayata açtığınız pencereden haziran gün ve gecelerinde içeriye taşan sesler, size hangi türküyü söylemektedir? Gece karanlığında hangi gerçekleri fısıldamaktadır haykıran rüzgârlar? Yarıyı devirdiğinde ayın takvim yaprağı, gecenin gündüze eşitliğinin düştüğü zamanlarda, yaşanmışlıklarınız hangi mevsime ya da duyguya denk düşmektedir? Yılın en uzun gecesini yaşadığınız bir zaman diliminde siz neyi yaşamaktasınız? Uzun mu gelir haziran geceleri yoksa hiç bitmesin mi istersiniz? Haziran sonlarında ise vakit, muhasebeye girme zamanıdır. Bir toparlanma gayretiyle; aklın, duygunun ve iradenin rehberliğine ihtiyaç vardır. İyi niyetlerle ve kararlı adımlarla yol alırken yere bastığınız ayaklarınızın yolu hissettiğine de tanık olursunuz artık. Aksi halde tüketim zamanı sizi bekler. Ürettiğiniz kadar tüketmezseniz açık vereceğiniz kesin mi kesindir! Kiminde kötü sürprizler yapabilir hayat size. Yaz da iken kışı yaşatabilir hesaplarınız tutmazsa. Zira her tercih, kendi yolculuğumuzun yönünü de belirliyor aynı zamanda. İrademizle yaptığımız seçimlerin sorumluluğunu kadere yüklemek doğru bir yaklaşım olmasa gerektir…

Öyle ya! Hayatta her şey değişirken günler, aylar ve yıllar da değişir. Her geçen gün bir diğerinden farklıyken her mevsim bir diğerine benzeyebilir mi hiç? Mevsimler değişirken, insanın mevsimi de bir o kadar değişir. İç mevsimlerimiz de geçtiği süreçlerde farklı duraklara uğrar. Bu yüzden olmalı ki, haziranlar güçlü dostlukların ve emin paylaşımların zamanıdır. Arkasına aldığı duygu yumağı ve güven iklimiyle üzüntülerin uzağa düştüğü ve daha nice güzelliklerin armağan edildiği…

Umarım haziran kadar kısa sürmez iç mevsiminiz. Yaza ayak basarken sağlık huzur ve mutluluğunuz daim olsun sevgili haziran dostları.

Bir yanıt yazın