Kur’an-ı Kerim’de kıssa olarak anlatılan yerler şunlar:
| SURE ADI | AYET | AYET SAYISI | KONU |
| BAKARA SURESİ | 124 / 132. ARASI AYETLER | 9 AYET | Hz. İbrahim a.s.’ın imtihanları, Kabe’nin ihyası ve İmam kılınışı. |
| BAKARA SURESİ | 258. AYET | 1 AYET | Hükümdara yani Nemrut’a Tebliği ve onun karşı koyuşu. |
| BAKARA SURESİ | 260. AYET | 1 AYET | dört kuş kıssası ve dirilişin mesajları. |
| AL-İ İMRAN SURESİ | 65 / 68. AYETLER ARASI | 4 AYET | Hz. İbrahim a.s.’ın mensubiyeti ve mesajları. |
| EN-AM SURESİ | 74 / 84. AYETLER ARASI | 11 AYET | onun hafiliği ve kavmi ile mücadelesi. |
| HUT SURESİ | 69. / 76. AYETLER ARASI | 8 AYET | Misafirleri ve Hz. İshak’ın Müjdelenmesi |
| İBRAHİM SURESİ | 35. / 41. AYETLER ARASI | 7 AYET | Rabbinden İstekleri ve Gelen İcabetler |
| HİCR SURESİ | 51. / 58. AYETLER ARASI | 8 AYET | Misafirleri ve Lût Kavimine Gelen Azap Haberi |
| NAHL SURESİ | 120. / 123. AYETLER ARASI | 4 AYET | Seçilmesi ve Özellikleri |
| MERYEM SURESİ | 41. / 50. AYETLER ARASI | 10 AYET | Babasına Tebliği ve Karşılaştığı Tepkiler |
| ENBİYA SURESİ | 51. / 73. AYETLER ARASI | 23 AYET | Putlarla Olan Mücadelesi ve Kavminin Tepkileri |
| HAC SURESİ | 26. / 29. AYETLER ARASI | 4 AYET | Haccı İlan Edişi ve Kâbe’nin Değeri |
| ŞUARA SURESİ | 69. / 89. AYETLER ARASI | 21 AYET | Kavmine Tebliği, İnancı ve Karşılaştığı Tepkiler |
| ANKEBUT SURESİ | 16. / 17. AYETLER | 2 AYET | Tebliğinin Muhtevası ve Üslubu |
| ANKEBUT SURESİ | 24. / 27. AYETLER ARASI | 4 AYET | Tebliğine Kavminin Gösterdiği Tepkiler ve İnkârları |
| SAFFAT SURESİ | 83. / 113. AYETLER ARASI | 31 AYT | Kavmi ile Mücadelesi ve Hz. İsmail’in Kurban Kıssası |
| SAD SURESİ | 45. / 49. AYETLER ARASI | 5 AYET | Seçimi ve Özellikleri |
| ZUHRUF SURESİ | 26. / 28. AYETLER ARASI | 3 AYET | Tevhidi Haykırışı ve İnsanlığa Mirası |
| ZARİYAT SURESİ | 24. / 37. AYETLER ARASI | 14 AYET | Misafirlerine İkramları ve Onların Getirdiği Haberler |
| MÜMTEHİNE SURESİ | 4. / 6. AYETLER ARASI | 3 AYET | Güzel Örnekliği ve Bunun Mesajları |
Toplamı 173 adet olan bu ayetlerde Hz. İbrahim a.s.’ın kıssası anlatılır. Kıssalar anlatılıyor ama Hz. İbrahim a.s.’a değinen ve ona ait bir bilgiyi bize aktaran ayetler biraz daha fazla. Bu 173 ayetin çoğunluğu Mekkidir. Yani Mekke döneminde nazil olmuştur. Az bir kısmı da Medeni yani Medine döneminde nazil olmuştur. Medeni ayetler sınırlı sayıdadır. Bakara süresinde geçen 11 ayet, Ali İmran süresinde geçen 4 ayet ve Mümtehine Süresinde geçen 3 ayet. Yani 173 ayetin18’i Medeni 155 ise Mekkidir. Medeni olan ayetlerin mesajı belli aslında. Hz. İbrahim a.s.’ın Kabe’yi inşa etme hadisesine değinir. O noktada ileri geri konuşmalar var, onlara cevaplar verilir. Medine’deki yahudilerin ki onlar da kendilerini Hz. İbrahim a.s.’a nisbet ediyorlar. Onların yanlış iddialarına cevaplar verilir. Yine bakara süresinin 258 inci ayetinde Nemrutla mücadelesine değinilir. Oradan Medine de ki muhataplara mesajlar verilir. Bakara 260 da 4 kuş kısasıyla ahiret meselesinde yanlış noktada zihinleri kayan insanlara, muhataplara orada cevapları verilir. Ali imran süresi 65 68 de mensubiyeti ve mesajları netleştirir.
Şimdi Mekki ayetlere gelince, Hz. İbrahim a.s. ile alakalı ayetlerin Mekki ayetler olarak çokça gelmesinin ne anlama geldiğini anlamış olmanız lazım. Peygamberimiz zamanında Mekkede kimler var? Müşrikler var. Müşrik ateist demek değil, tanrı tanımaz demek değil. Yani o adamlar kendilerini Hz. İbrahim a.s.’a nisbet ediyorlar. Onunla birlikte şirk koştukları için ataları zaten müşrikti. Dolayısıyla onlar böyle bir mensubiyeti iftiharla taşıyorlar. Kabe’yi ataları İbrahim’in hediyesi olarak kabul ediyorlar. Her fırsatta kendilerini Hz. İbrahim a.s.’a nisbet eden Mekkeli müşrikler var. Bu müşriklerin dışında Mekkede bir avuç hanifler var.
Hanifler Fetret döneminin müminleridir. Onlar asla şirke bulaşmazlar, putlar adına kesilen kurbanları yemezler, içki içmezler, zina etmezler. Tabi bu durum nübüvvet öncesi dir. Nübüvvetten önce olduğu için kendilerini hanif olarak görürler. Onlarda kendilerini Hz. İbrahim a.s.’a nisbet ediyorlar. Şimdi Kabe Mekke’de. Dolayısıyla hem hac için hem de ticaret için oraya inanılmaz derecede gidip gelenler var. Yahudiler geliyor kendilerini Hz. İbrahim’e nispet ediyor, hıristiyanlar geliyor kendilerini Hz. İbrahim’e nisbet ediyor, Sabiler geliyor kendilerini Hz. İbrahim’e nisbet ediyor, başka din mensupları geliyor kendilerini Hz. İbrahim’e nispat ediyor. Mekke’de böyle bir gündem var. Yani Hz. İbrahim a.s.’ın ismi ve ona ait olan hatıralar Mekke’de hiç gündemden düşmüyor. Mekki ayetlerin içerisinde çokça Hz. İbrahim’den bahsedilmesi birazda o zemin ile alakalıdır.
Bu konuyla ilgili üç tane bilmemiz gereken mesaj var:
- İlk nazil olan ayetlerin içerisinde Hz. İbrahim var. Nübüvvetin daha birinci yılı. Bakın Ala süresinin 18 ve 19 ayetleri kıssa değil. Orada dinin temel meselelerini Kur’an anlatır, anlatır, anlatır ve sonra deri ki,
—“Şüphesiz bu anlatılanlar önceki sahifelerde, önceki kitaplarda İbrahim’in ve Musa’nın da kitaplarında ve sahifelerinde vardır.”
İşte bu ayetten sonra, aslında Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellem kendisini nasıl Hz. İbrahim a.s.’a mensup kılıyorlarsa, nispet ediyorlarsa Hz. İbrahim a.s.’da nisbet etti ve onların anlattıklarının yanlış olduğunu, aslında şu anda anlatılan vahiyle Hz. İbrahim ve Hz. Musa’nın anlattığı vahyin ortak olduğunu nazarlara verdi.
Daha birinci yılda nazil olan ayetlerin içerisinde Hz. İbrahim a.s’ın adının geçmesi böyle önemli bir mesajı bizim nazarımıza vermiş oluyor.
- İlk inen ayetlerde Sad süresinin 45 ile 49 uncu ayetlerini görüyoruz. Bu ayetler nübüvvetin üçüncü yılında nazil olmuştur. Mekke’nin islamın mesajlarını kısmak için ellerinden gelen her şeyi yapmaya başladıkları zaman. İşkencelerin başladığı zaman. Susturmak için her türlü şantajı ve engellemeyi yapmaya başladıkları zaman. Müşriklerin davetin tesirini kırmak için her şeyi yaptıkları bir zamanda bu ayetler iniyor. ve bu ayetler adeta Allah resulü sallallahu aleyhi vesselem’e şunu diyor:
—“Sen Mekke’nin seni ele ayağa düşürdüklerine takılma ey Muhammed. Allah’ın ihlaslı kullarını nereye vardırdığını hatırla. Kuvvetli ve basiretli kullarımız olan İbrahim, İshak ve Yakup’u hiç unutma. Göreceksin bu yangınlardan Allah seni kurtaracak. Göreceksin o günün zalimleri birer birer nasıl devrildi ise senin döneminin zalimleri de birer birer devrilecek.”
Bu ayetleri böyle okuduğumuzda Siret-i nebi ile Siret-i enbiya arsındaki bağı daha iyi anlıyoruz. Dolayısıyla asla bunları birbirlerinden ayırmadan, birbirleri ile olan ortak mesajlarını kaçırmadan nazarlara vermemiz gerekiyor.
- İbrahim süresinin 35 ile 41. Ayetleri nübüvvetin altıncı yılında nazil oluyor. Cenabı Allah ayette ne diyor:
—“Hatırla ki; Bir zaman İbrahim şöyle demişti: “Rabbim! Bu şehri güvenli kıl! Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!”
—“Rabbim! Çünkü onlar (putlar) insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldular. Şimdi kim bana uyarsa, o bendendir; kim bana karşı gelirse, artık sen gerçekten çok bağışlayan ve çok merhamet edensin.”
—“Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bir kısmını namazı dosdoğru kılmaları için, senin Beyti Haramı’nın yanında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Artık sen de insanlardan bir kısmını onlara meylettir. Ve onları bazı meyvelerle rızıklandır ki şükretsinler.”
—“Ey Rabbimiz! Sen bizim gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da şüphesiz bilirsin. Çünkü yerde ve gökte, hiçbir şey Allah’tan gizli kalmaz.”
—“İhtiyarlık halimde bana İsmail’i ve İshak’ı lutfeden Allah’a hamd olsun. Şüphesiz ki Rabbim duamı çok iyi işitir.”
—“Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! duamı kabul et!”
—“Ey Rabbimiz! Herkesin hesaba çekileceği günde beni, anababamı ve müminleri bağışla!”
Peki bizim bu ateylerden alacağımız mesaj nedir? Nübüvvetin altıncı yılı. Artık Dar-ül Erkam dan yavaş yavaş genel davete çıkışa ait zemine kaydıkları bir zamandır. Bu ayetler o dönemde nazil olmuştur. Ve bize verdiği mesaj şudur: Bizler Yesribleşen yüreğimizi ve Yesribleşen yürekleri nasıl Medine kılabiliriz. Ve biz yesribleşen yaşam yerlerimizi nasıl Medine kılabiliriz. İşte o dönemde Sahabe efendilerimiz bunu yaptıkları için inanılmaz derecede büyük başarıların altına imzalarını atmıştır. Bizimde bu ayetlerden alacağımız mesaj budur. İşte bu noktada işin bidayetinde Hz. İbrahim a.s. bizlere örnek ve model olsun inşallah. Hz. İbrahim a.s.’ın tevhit mücadelesi bizin mücadele noktasında önümüzü aydınlatacak bir kandil olsun inşallah. Biz bunları alır ve bir gayret içerisine girdikten sonra gerisi artık rabbimizin yardımına mağfiretine kalmış bir şey. Sahabe efendilerimiz bu ayetlerin ışığında mücadeleye yılmadan devam ettikleri için Yesrib Medine’ye dönüştü. Ve bire yıl sonrada hicretin kapıları açıldı.
