Bir Şizofrenin Günlüğü-6

Şu anda görüntülediğiniz: Bir Şizofrenin Günlüğü-6

Kara Zindan

Guli sokaklarda uzun süre Bıcırık’ı aradı. Hava da kararmış saatte baya geç olmuştu. Her adımında kaybetmenin ağır gölgesi peşinden sürükleniyordu. Rıza amcaya ne diyecekti. Şimdiden meraklanmış belki de polise bile haber vermişti Rıza amca. Bıcırığı düşündü saklandı mı yoksa kayıp mı oldu? “Kaybolmak,” diye düşündü, “birini değil, kendini yitirmekmiş aslında.” Bıcırığı yanında göremediğinde kendini nasıl kaybettiğini hatırladı Guli. Sokak lambalarının altında aceleyle yürürken, kalabalığın içinde yüzler bulanıklaşıyor, her köşe bir ihtimal gibi açılıp kapanıyordu. Her yere bakıyordu. Zaman, onun telaşına aldırmadan akıyordu; kaybetmenin en acı yanı da buydu: arayışın kendisi bir boşluğa dönüşüyordu. Ve bu boşluk acı veriyordu.

Birden farkına vardı ki ayakları onu bir kapının önüne getirmişti. Doktorunun muayenehanesinin kapısıydı bu. Gece geç saat olmasına rağmen doktor muayenehanesindeydi. Durdu, nefesini tuttu, sonra kararlı bir adımla yukarı çıkmaya karar verdi. Ona anlatmalı ve belkide yardım istemeliydi. Kapıyı çaldı…

Kapıda açıldığında doktorun bakışlarıyla karşılaştığında, sanki ikinci bir başlangıç yapıyordu.

*****

Geceler zindan düşünceler gardiyan hep bana
Şairin dediği gibi herkes uyudu ama düşünceler içtimada
Hücremdeyim yüreğimde kan
Ve ben mendil niyetine
Sabır basıyorum kanayan yarama


Mendilimde düşler.
Ne yalan söyleyeyim ama bazen
Yeter diyorum artık yeter


Şşşşt gardiyan
Açsana kapıyı lan.

Kapıda duran doktorun yüzünde yorgun ama dikkatli bir ifade vardı. Guli içeri adım attı, kelimeler boğazında düğümlenmişti. Hücreye mi giriyordu yoksa sahte insanların ve suçluların olduğu dünya hücresinden mi kaçıyordu Guli bilemedi. Doktor kapıyı kapatıp içeri doğru  Guliyle beraber devam etti.

Göz göze geldiler doktorla. Nasıl anlatacak Bıcırığı kaybettiğini nasıl söyleyecekti bilemedi Guli. Allahtan doktor önce davrandı.

-“Guli… hayırdır inşallah. Seni böyle telaşlandıran nedir?

-Bıcırık!

-Bıcırık mı?

-Evet… kayboldu. Sokaklarda koştum, her köşede yüzler bulanıklaştı. Ama yoktu. Rıza amca meraklanmıştır, belki polise bile haber vermiştir.”

-…..

-Buradamı yoksa doktor? Ama o burayı bilmez ki. Gelemez o buraya.

-Geç otur şöyle Mahir. Bırak ayakta gezmeleri. Sakinleş artık.

-Hayır oturamam doktor. Bıcırık dışardayken asla oturamam. Onu bulmalıyım.

O sırada perdenin arkasına saklanmış olan Bıcırık gülerek ve Buradayıııım” diye bağırarak kollarını açmış bir şekilde Gulinin yanına gelir.

-“Bıcırık… kaybolduğunu sandım der Guli ve kollarını açarak Bıcırığa sarılır. Mutluluğu yüzünden okunuyordur.

-Buraya mı saklanmış Bıcırık?

-Evet doktor. Haberin yokmuş gibi davranma.

Tam bu konuşma esnasında Osman amca beliriverir koridorda. Ona bakar Guli. Hep babasına benzetir Osman amcayı. Babası gibi çalışkan, ayakta kalmaya çalışan sürekli dinleyen çok konuşmayan biridir Osman amca.

-Osman amca sendemi buradasın.

-Evet Guli. Bıcırığı gördüm. Yalnız yürüyordu yolda. Takip ettim onu. Nereye gidiyor bu yavrucak diye. Baktım buraya geldi.

-Sorma Osman amca. Bir anlık dalgınlığımdan faydalandı kaçtı yanımdan. Oyun oynuyoruz sandı.

-Ahhh Bıcırık ahhh. Hep böyle bu kız. Sürekli bir oyun peşinde.

O sırada doktor Guliyi izliyor çıkarttığı deftere bir şeyler yazıp duruyordu. Sakin ve Gulinin tüm yaşadıklarına şahit bir şekilde sordu;

-“Onları burada seninle hissediyorsun değil mi? Bıcırık’ın bakışları,gülüşü, Osman Amca’nın nefesi… Bunlar senin için çok gerçek. Peki, şu anda onların yanında olmak sana ne hissettiriyor?”

-“Bıcırık bana bakıyor. Yanımda ayaklarını sallıyarak oturuyor ve şarkı söylüyor gibi. Tıpkı Cirişe benziyor. Onun gibi. Ciriş’in saf, çocukça tavırları … Şirin, temiz, masum… Osman Amca ise sessiz, ama gözlerini üzerimde hissediyorum. Sanki Bıcırığı kaybettiğim için bana kızgın gibi.”

-“Bu sesler ve görüntüler seni yalnız bırakmıyor değilmi Guli. Bu hem yorucu hem de seni korkutuyor olabilir. Onlarla konuştuğunda, kendini daha mı güçsüz hissediyorsun?”

-“Evet… sanki ben değil onlar karar veriyor.”

-“İşte bu noktada birlikte çalışmaya devam edeceğiz Mahir. İlaçlar bu seslerin gücünü azaltacak. Seanslarımızda ise senin kendi sesini, kendi kararlarını güçlendireceğiz. Böylece Bıcırık ve Osman Amcan, hatta Aydın abi dahi seni yönlendiremeyecek.”

Birdenbire durdu Guli. Yavaşça kafasını eğip başını tuttu. İçinde bir zindan gibi büyüyen gecenin karanlığına rağmen, doktorun sözleri bir anahtar gibi zihninde yankılandı

-Evet Aydın abi! O da var. Duyuyorum ara ara.

-Azalacak Guli azalacak. İnanıyorum.

– “Yani onlar hep olacak ama daha sessiz mi?”

– “Evet, belki tamamen kaybolmazlar. Ama senin kontrolün artacak. Onların söyledikleri değil, senin kararların önemli olacak.” Merak etme Bıcırığı kaybedince saf ve temiz duygularını kaybetmeyeceksin. Hayallerin seni terk etmez, sen onları terk ettiğinde bile içindedirler. Hepsi senin bir parçan Guli. O Osman amcanın dükkânı diye gittiğin, Rıza amcanın dükkanının yanındaki yerde, hani Aydın abi Aydın abi diye koşarak gittiğin sokak lambasının aydınlattığı o içinde kırık bank olan boş arazide o banka oturup yazdığın bir notta belliydi kaybetmeyeceğin. Sabahında yediğin dayağı annen görmesin diye eve gitmeden bana gelmiştin. Hatırladın mı ne yazdığını Guli? Gazete kağıdının yanına yazmıştın notu.

–  Evet… İnsanlar hep aldatır. Ya kötüyü iyilikle ya da iyiliği kötülükle aldatırsın. Kimin ve neyin ne hak ettiği önemlidir. Sen bunu hak etmemiş olabilirsin. Ama tercih hakkı onundu. Ve bu tercihi yapan bir insan doğru bir insan değildir. Ama tercihlerinde herkes özgürdür.

– Evet Guli evet. Sen tercihini yaptın. Bana geldin. Sen iyi olmayı ve güzelleşmeyi seçtin. Sen sana hak ettiğini vermek için mücadele ediyorsun. Bak yine buradasın. Kaybetmeyeceksin. Bıcırığın temiz duyguları da sende. Osman amcanın Aydın abinin babacanlığı da. Sen başarıyorsun Guli. Merak etme.

-Çok zor oluyor doktor. Çok zor.

-Hiçbir şey kolay değil Guli. Başaracaksın. Hadi şimdi bana müsaade et. Eve git. Çok yorgunum. Ve biraz daha çalışmam gerek.

-Gitmesem doktor. Kalsam burada. Çay yapsam sana.

-Hayır Guli. Kardeşin ve annen bekler. Meraklandırma onları. Gitmen gerek.

-Evet doktor doğru dediniz. Gitmem gerek, Gitmem gerek…

Bir yanıt yazın